OFPOF

Tarihin En Unutulmaz Çocukları

-
14.7b
Etkileşim
Ofpofer
Ofpofer
Ofpofer
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Tarihin En Unutulmaz Çocukları
38.019 izlenme
Ofpofer
-

Geçmişten günümüze bilindik bilinmedik tarihe damga vurmuş çocuklar.

1. Samantha Smith (1972 – 1985)

Samantha Smith (1972 – 1985)

ABD ve Rusya’nın iki süpergüç olarak uzun yıllar ilişkileri oldukça gergindi. Tarihçilerin daha sonra Soğuk Savaş Dönemi olarak adlandıracağı bu dönemde tarafların her gün birbirlerine atom bombası atmakla tehdit ettiği bir ortamda 10 yaşında bir kız çocuğu olanca sağlığı ile bir mektup yazdı ve tarihe geçti. Samantha Smith adlı bu sevimli kız çocuğu 1982 yılında Sovyetlerin o dönemli lideri Yuri Andropov’a Amerika ile neden anlaşamadıklarını soran bir mektup yazdı. Samantha’nın ilk mektubu cevapsız kaldı ancak gazetelerde yayınlanınca iki ülke insanları Samantha’dan aldıkları ilhamla bu düşmanlığı artık gittikçe saçma hale geldiğini görür oldular. Samantha Smith ilk mektubu cevapsız kalmasına rağmen yılmadı ve 2. bir mektup daha yazdı. Nihayet istediği cevabı alan Samantha, bizzat Andropov’un davetlisi olarak Rusya’ya gitti. İki ülke arasındaki ilişkiler gittikçe yumuşarken Samantha Smith de İyi Niyet Elçisi ilan edildi. 1985 yılında bir uçak kazasında hayatını kaybeden küçük Samantha ABD’nin en genç elçisi olarak dünya tarihine geçti.

2. Anne Frank (1929 – 1945)

Anne Frank (1929 – 1945)

Yahudi Soykırımı’nın simge isimlerinden olan anne Frank ve ailesi Hitler Almanyası'nda yaşamakta olan talihsiz ailelerden sadece biriydi. Anne’nin babası Otto Frank Almanya yaşanmaz hale gelince ailesiyle Hollanda’ya kaçmış ancak burada da huzur bulamamışlardı. 1942 Temmuz’unda Nazi subayları tarafında Yahudi olarak işaretlenmelerinin ardından ölüm kamplarına gönderilmek üzere tutuklanacaklarını anlamışlardı. 14 yaşındaki Anne Frank ve beraberindeki 3 kişi baba Frank’in ofisindeki gizli bir bölmede 2 yıl ihtiyaçlarını karşılayan Otto Frank’in sekreteri Miep Gies dışında dış dünyayla hiç temas kurmadan saklanırlar. Ancak Naziler onları burada da bulup ve sonları önce Polonya’daki Auschwitz sonra da ölüm olur. Daha sonra Miep Gies, Anne Frank’in 2 yıl boyunca yaşadıklarını yazdığı günlüğü Kızıl Ordu’nun gelmesiyle Auschwitz’ten kurtulan babasına teslim eder. kitap olarak yayınlanan günlük dünyada büyük yankı uyandırır ve böylece Anne Frank Nazi zulmünün en yakın tanığı olarak tarihe geçer.

3. Iqbal Masih (1982 – 1995)

Iqbal Masih (1982 – 1995)

1983 yılında Pakistan’ın en fakir bölgelerinden biri olan Mudrike’de dünyaya gelen Iqbal Masih 4 yaşına geldiğinde diğer tüm akranları gibi 600 rupi (yaklaşık 16 dolar) karşılığında bir halı dokuma fabrikasına işçi olarak satıldı. Haftanın 7 günü günde 14 saat çalıştırılan Iqbal 10 yaşında sadece 27 kg ağırlığında ve 6 yaşında gibi görünüyordu. Tesadüfen çocuk işçiliğin yasak olduğunu öğrendiğinde fabrikadan kaçtı ancak kısa sürede polis tarafından yakalanıp tekrar fabrikaya gönderildi. Fakat o kaderine boyun eğmemekte kararlıydı tekrar kaçtı fakat bu sefer beraberinde 3.000 çocuğu da kurtardı. Modern köleliğe karşı bir organizasyona katılan Iqbal Masih ülkesindeki binlerce çocuğun hayatını kurtarmış olmanın bedelini canıyla ödedi. Çocuk işçiliğine karşı verdiği mücadele dünya çapında ses getirince 1994 yılında bir suikastla öldürüldü. İsmi bugün adına kurulan vakıflar aracılığıyla yaşatılıyor.

4. Nkosi Johnson (1989 – 2001)

Nkosi Johnson (1989 – 2001)

Nkosi Johnson Johannesburg’da HIV pozitif bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldiğinde vücudunda Aids hastalığını taşıyordu. Babasını hiç görmemiş ve hasta bir yetim olan Nkosi bütün çocukluğunu diğer insanların ayrımcılığına mâruz kalarak geçirdi. Okullara kabul edilmeyen arkadaşları tarafından oyunlara alınmayan Nkosi’nin 13. Uluslararası AIDS Konferansı’nda ana konuşmacı olarak yer alınca  “Bizimle ilgilenin ve bizi kabul edin. Bizler normaliz. Ellerimiz, ayaklarımız var. Yürüyebiliyoruz ve konuşabiliyoruz. Bizden korkmayın, hepimiz aynıyız.” dedi. Aids’le mücadeleiş.de toplum bilinçlendirilmesinin önderlerinden olan Nkosi Johnson Güney Afrika’nın efsanevi lideri Nelson Mandela tarafından yaşam için mücadele ikonu” seçildi.

5. Thandiwe Chama(1991-)

Thandiwe Chama(1991-)

çocuk hakları savunuculuğunun bir başka güzel ismi olan Thandiwe Chama özellikle eğitim alanında gösterdiği çabalarla tüm dünyanın takdirini toplamıştır. Afrika’nın en fakir ülkelerinden Zambia’da küçük bir şehirde Lusaka’da dünyaya gelmiştir. Hayatta kalmanın bile zor olduğu bu coğrafyada eğitimin gücüne inanan Chama 8 yaşında gittiği okul kapatılınca kaderine boyun eğmemiş ve 60 sınıf arkadaşı ile beraber başka bir okul bularak eğitimlerine devam etmiştir. 2007 yılında barış ödülüne layık görülen Thandiwe Chama şu an 23 yaşında bir genç olarak çocuk hakları, eğitimde fırsat eşitliği ve AIDS gibi konularda kampanyalara öncülük etmeye devam etmektedir

6. Om Prakash Gurjar (1992-)

Om Prakash Gurjar (1992-)

çocuk işçiliğin en yoğun olduğu ülkelerden biri olan Hindistan’ın Rajsthan şehrinde dünyaya gelen Om Prakash Gurjar henüz 3 yaşındayken ailesinden koparılıp tarlalarda zorla çalıştırılmış. Bir sivil toplum kuruluşunun aktivistleri tarafından kurtarıldıktan sonra köyünden başlayarak çocuk istismarıyla ile mücadeleye koyulan Om Prakash her şeyden önce yenidoğanların doğum belgesi alabilmesi için büyük çaba sarfetmiş. Çünkü resmi olarak yaşı belli olan çocukların istismar edilmesinin daha zor olduğunu yaşayarak görmüş. Bu çabaları sonucunda 2006 yılında International Children’s Peace Prize (Uluslararası Çocuk ve Barış Ödülü)’ne layık görülerek tarihin beyaz sayfalarına adını yazdırdı.

7. Hector Pieterson (1963 – 1976)

Hector Pieterson (1963 – 1976)

1976 yılında Güney Afrika’daki siyah ayrımcılığına karşı ayaklanan öğrencilerden biriydi Hector Pieterson. Sweto Ayaklanması olarak tarihe geçen bu olaylarda polis kurşunuyla can verdiğinde henüz 12 yaşındaydı. Sam Nazima tarafından çekilen yukarıdaki ikonik fotoğrafta vurulduktan sonra küçük bedeninin Mbuyisa Makhubo tarafından taşındığı ablasının da yanında koştuğu görülüyor. Ölümünün ardından direnişin sembolü olan Hector Pieterson anısını yaşatmak için 16 Haziran Ulusal Gençlik Günü olarak ilan edilmiş ve hâlâ anılmaktadır.


ÜYE GİRİŞİ
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
X
Galerinin bağlantısını kopyala
Bu galerinin bağlantısı aşağıdadır. Kopyalayarak arkadaşlarınızla kolayca paylaşabilirsiniz.
Reklam Engelleyici Kullanıyorsunuz!
Sitemizden yararlanabilmek için reklam engelleyicileri kapatmanız gerekmektedir.