OFPOF

Şehit ''Boğazlıyan Kaymakamı'' Kemal Bey ve Mustafa Kemal Atatürk'ün İsteği

-
905
Etkileşim
Ofpofer
Ofpofer
Ofpofer
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Şehit ''Boğazlıyan Kaymakamı'' Kemal Bey ve Mustafa Kemal Atatürk'ün İsteği
880 izlenme
Ofpofer
-

Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey ve ölümünden sonra Atatürk'ün onun babasından istediği şey.

1. dünya Savaşı yıllarıydı, Ermeniler bazı bölgelerde ayaklanmış ve Türklere karşı acımasız saldırılarda hatta katliamlarda bulunuyorlardı. Yozgat civarından Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'e bölgedeki Ermenileri Suriye'ye sevk etmesi emri gelir. Ve kaymakam görevi uygular ...

1884 yılında Beyrut'da doğmuştur.

1884 yılında Beyrut'da doğmuştur.

Babası Sirkeci Gümrüğü Yolcu Salonu Müdürü Arif Bey olan Mehmet Kemal sırasıyla Antalya ve İzmir liselerinde okumuştur. Mülkiyeyi pekiyi derece ile bitirmiş ve ardından devlet dairelerinde çeşitli işler yapmıştır. 1909 yılında Cezair-i Bahri Sefid (12 Adalar Valiliği) de maiyet memuru olarak staj yapıp kaymakam olma yetkisini kazanmıştır. Daha sonra 1 yıl öğretmenlik yapan Mehmet Kemal 18 Aralık 1911 de Doyran'da, 1912 Gebze'de, 1913 Karamürsel'de ve son olarak 1915'de Boğazlıyan'da kaymakamlık yapar.

Emir gelmiştir ve gayet açıktır "Bölgedeki Ermenileri Suriye'ye sevk ediniz."

Emir gelmiştir ve gayet açıktır "Bölgedeki Ermenileri Suriye'ye sevk ediniz."

Dönemin iktidarı İttihat ve Terakki Cemiyeti derhal bir telgrafla Kemal Bey'den bölgedeki Ermenileri Suriye'ye sevk etmesi ister.

Kaymakam görevini uygular.

Kaymakam görevini uygular.

Kaymakam Kemal Bey ilçede bulunan Ermenileri Suriye'ye sevk ederek görevini uygular.

1. Dünya Savaşı sona erer ve İttihat ve Terakki yöneticileri hükümeti bırakırlar.

1. Dünya Savaşı sona erer ve İttihat ve Terakki yöneticileri hükümeti bırakırlar.

Hükümeti Hürriyet ve İtilaf Fırkası devralır. Bir önceki hükümmetten kalan izleri yok etmek amacı ile bir çok devlet memurunu görevden alır. Ermeniler İngilizlerden destek alarak hükümetten yargılanmalar talep eder ve Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'de yargılanmaya başlar. İddia edilen suç "kış gününde vatandaşları can ve mal kaybına uğrattığı, ayaklarına süngüler bağlayarak ölüme terk ettiği" yalanıdır.

Mahkeme Kararı ve Sonrası

Mahkeme Kararı ve Sonrası

Yargılandığı mahkeme (Âliye Divan-ı Harb-i Örfi) idam kararı verir. Padişah Vahdettin ülkede karışıklık çıkabileceği gerekçesiyle kararı veto ederek şeyhülislamdan fetva ister. Dönemin şeyhülislamı Mustafa Sabri Efendi'nin fetvası ile 10 Nisan 1919'da İstanbul Beyazıd Meydanı'nda idam edilir. O ise tüm duruşmalarda "Ben aldığım emri yerine getirdim. Sürgün edilenlere insani şekilde davrandım. Süngü bağlamadım. Vicdan azabı duymuyorum. Kimsenin ölümü için emir vermedim" diyerek kendini savunur.

İdam sehpasında son sözü ...

İdam sehpasında son sözü ...

Kemal Bey'den idam sehpasında son sözlerini söylemesi istenir. Beyazıd Meydanı'ndaki kalabalığa "Sevgili vatandaşlarım, ben bir türk memuruyum. Aldığım emri yerine getirdim. Vazifemi yaptığıma vicdanım emindir. Sizlere yemin ederim ki, ben masumum. Son sözüm bugün de budur, yarında budur. Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet! Benim sevgili kardeşlerim, asil Türk Milletine çocuklarımı emanet ediyorum. Bu kahraman millet elbette onlara bakacaktır. Allah, vatan ve milletimize zeval vermesin. Amin. Borcum var, servetim yok üç çocuğumu, millet uğruna yetim bırakıyorum. Yaşasın Millet..." diyerek veda eder.

3 yıl sonra TBMM bir karar alır.

3 yıl sonra TBMM bir karar alır.

14 Ekim 1922'de TBMM örnek bir karar alarak Mehmet Kemal Bey'i, Urfa Mutasarrıfı Nusret Bey'i, Diyarbakır Valisi Reşit Bey'i "şehid-i milli" ilan eder.

Kemal Bey'in babası Arif Bey Atatürk'ü makamında ziyaret eder.

Kemal Bey'in babası Arif Bey Atatürk'ü makamında ziyaret eder.

Karardan sonra Kemal Bey'in babası Arif Bey Atatürk'ü makamında ziyaret ederek oğlunun anısına duyulan saygı için şükranlarını iletir. Ankara'da 'devletin babası' lakabı ile karşılanan ve onurlandırılan Arif Bey'e Atatürk torunlarını evlatlık edinmek istediğini bildirir.

"Onlar bana oğlumun bediasıdır"

"Onlar bana oğlumun bediasıdır"

Bu nazik teklif karşısında Dede Arif Bey "Onlar bana oğlumun bediasıdır. Müsaade edin, bende kalsınlar. Nafakalarını karşılamanız yeterlidir." der. TBMM görüşmeden sonra bir kanun çıkarır ve Beşiktaş’ta dört daireli bir apartman, Beyoğlu’nda bir ev ve kayd-ı hayat şartıyla tüm çocuklara maaş bağlanır.

Ruhun şad olsun Kemal Bey millet emanetlerini unutmadı.


ÜYE GİRİŞİ
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
X
Galerinin bağlantısını kopyala
Bu galerinin bağlantısı aşağıdadır. Kopyalayarak arkadaşlarınızla kolayca paylaşabilirsiniz.