OFPOF

Yürüyen Ceset Sendromu: Cotard Sendromu

-
940
Etkileşim
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Yürüyen Ceset Sendromu: Cotard Sendromu
1.455 izlenme
-

Nöro-Psikolojik bir hastalık olan Cotard sendromu diğer ismi ile yürüyen ceset sendromudur.

Cotard sendromuna göre hasta kendisinin ölü olduğunu sanmaktadır.

1. Nadir görülen bir hastalık.

Nadir görülen bir hastalık.

Hastalık ilk defa 1988 yılında  Jules COTARD tarafından tanımlanmıştır. Nadir görülen bu hastalıkta kişi kendinin ölü olduğunu sanmaktadır.
 

2. İç organlarım yok.

İç organlarım yok.

Bazı kişiler iç organlarının kurtlandığını,çürüdüğünü, iç organlarının ve vücutlarında kanın olmadığını söylerler. Hatta ölümsüz olduğunu bile iddia ederler. 
 

3. Hastaların hastalıkla ilgili şikayetleri:

Hastaların hastalıkla ilgili şikayetleri:

-Vücutta kurtlanma.
-Çürümüş et kokusu alma.
-Ölü olduklarını hissederler.

 

4. Hastalığın tedavisi:

Hastalığın tedavisi:

Hastalık psikiyatri dünyasında yeni olduğu için belirli bir tedavisi yoktur. Ancak uygulunan bazı tedaviler mevcuttur.
Bunlar: İlaç ve elektroşoktur.
 

5. Bu zamana kadar görülen belirli vakaları inceleyelim:

Bu zamana kadar görülen belirli vakaları inceleyelim:

"Organlarım yok, ben ölümsüzüm, sonsuza kadar yaşayacağım"
1788'te Naturalist Charles Bonnet, Cotard Sendromu'nun ilk vakalarından birini kayda geçiyor. Yaşlıca bir kadın yemek hazırlarken birdenbire bedeninin bir bölümü felç oluyor. Hissetme, hareket ve konuşma becerisini tekrar kazandığında ise kızlarına kendisini kefene sarmalarını ve tabuta koymalarını; kızlarının, arkadaşlarının ona günlerce ölüymüş gibi davranmasını istiyor. Sonunda onu kefene sarıp yatırıp ağıt yakıyorlar. Birtakım otlar ve değerli taşlarla yapılan tedavinin ardından aylar sonra bu sendrom ortadan kayboluyor. Bundan yaklaşık 100 yıl sonra Fransız nörolojist Jules Cotard sıra dışı bir şikâyet ile karşılaştı. Mademoiselle X adlı hastası Cotard'ın notlarına göre "beyni, sinirleri, göğsü, midesi ve bağırsakları olmadığını aynı zamanda da kendisinin ölümsüz olduğunu ve sonsuza kadar yaşayacağını söylüyordu. Ölümsüz olduğunu düşündüğünden yemeye ihtiyaç duymadı ve kısa süre sonra açlıktan öldü." Cotard'ın bu kadına yönelik yaptığı tıbbi tanımlama geniş bir alana yayıldı ve etkili oldu ve bu bozukluk en nihayetinde onun adıyla anılmaya başlandı.
 

6. "Ben ölüyüm, beni morga götürün"

"Ben ölüyüm, beni morga götürün"

2008 yılında New Yorklu bir psikiyatrist Ms. Lee adlı 53 yaşında bir hastanın öldüğünden ve çürümüş et gibi koktuğundan yakındığını bahsetti. Bu hasta ailesine diğer ölülerle birlikte olabilme imkânı vereceğinden onu morga götürmelerini istedi. Ailesi ise onu hastaneye götürmek yerine 911'i aradı. Lee psikiyatri birimine yönlendirildi, bir aylık ilaç tedavisinden sonra iyileşti.
 

7. "Kafatasımın içinde beynim yok"

"Kafatasımın içinde beynim yok"

Yunanlı psikiyatristler 2003'te kafatasının içinde beyninin olmadığına inanan bir insanla karşılaştı. Bu kişi önce yaşamasının hiçbir anlamı olmadığına inanarak intihar girişiminde bulunmuş ve sonrasında tedavi edilmeden işine dönmüş. Bir süre sonra bu kez zihinsiz doğduğunu iddia etmiş yani kafasının içinde bir beyin bulunmadığını söylemiş. Tedaviden aylar sonra iyileşme göstermiş.
 

8. "Öldüm, köpeğe dönüştüm"

"Öldüm, köpeğe dönüştüm"

2005 yılında İranlı doktorlar kendi tabirleriyle olağanüstü durumla karşılaştı. 32 yaşındaki bir kişi ölü olduğunu söylemekle kalmayıp aynı zamanda bir köpeğe dönüştürüldüğünü söyleyerek hastaneye geldi. Eşinin de aynı kaderi paylaştığını, üç kızının da ölüp koyuna dönüştüğünü söyledi. Elektro şok tedavisi ile yanılsamalardan kurtuldu.
 


ÜYE GİRİŞİ
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
X
Galerinin bağlantısını kopyala
Bu galerinin bağlantısı aşağıdadır. Kopyalayarak arkadaşlarınızla kolayca paylaşabilirsiniz.
Reklam Engelleyici Kullanıyorsunuz!
Sitemizden yararlanabilmek için reklam engelleyicileri kapatmanız gerekmektedir.