OFPOF

Sagopa Kajmer'in En Anlamlı Rap Satırları

-
1.7b
Etkileşim
Ofpofer
Ofpofer
Ofpofer
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Sagopa Kajmer'in En Anlamlı Rap Satırları
0 izlenme
Ofpofer
-

Ünlü Rapçi Sagopa Kajmer'in rap sözlerine hiç baktınız mı? İşte o efsane satırlar;

Sahibinin Sesi

Belki sana göre ben delirmiş ve sorunluyum,
Ben senin varmak istediğim o yolun sonuyum! 
**
El katipse kalp hakimdir.
Bak bu aklıma gelen kaçıncı dize.
Bak bu kaçıncı aykırılık rap fakirhanesinde.
Bir lokma bir hırka.. 
Tavsiyeye uyanlar tavsiyeyle yaşarlar.

Birçok Kez Öldüm

Bir çok kez öldüğümü biliyorum, 
Ruhum üzerimdeyken öldürüldüğümü, 
Gözüm açık bakarken dünyaya körlüğümü, 
Katillerimi bizzat gözümle gördüğümü cinayetin örtüldüğünü, 
Biliyorum aslında her bir şeyin gerçek yüzünü. 
İnsanların yüzsüzlüğünü, Her şeye rağmen bendeki güçsüzlüğümü, 
Eksik kelimeli sözlüğümü, 
Karanlığımın güneşime karşı üstünlüğünü...

Bir Çıkar Yolum Yok

Şu an beni dinlediğini biliyorum,seni görür gibi oluyorum,analiz ediyor yazıyorum,açımı bulup çiziyorum,gözümü 
siliyor yanıyorum, 
düşünü biliyor üşüyorum,ama bir çözüme varıyorum,dinle!... 
Sınıf arkadaşlarım yazdıklarımı silsin.hayat bilgisi kitaba sığmaz başkalarına yedirin.

Muamma

Ve Son Baharda Ölmekte Kış Canlanırken 
Ve İlk Baharda Terk Etmekte Yaz Efillenirken 
Biri Ağlayarak Başlar Hayata Rahmetlen 
Biri Veda Eder Gülmeyi Öğrenmeden 
Bu Aciz Benzetmelerde Olmasa Bakacak Aynam Olmazdı 
Kendimi Görebileceğim Başka Bir Yer Varmıydı (Söyle) 
İnsan Kadar Kendini Güvenen Bir Aciz Görmedim 
İnsan Kadar Nankörünü Bahsettiğiniz Kedilerde Bile Görmedim!

Uzun Yollara Devam


Bakışlardır kainatın sözlüğü
Görüldü ortada kalmış hislerin insanı ortadan tam ikiye böldüğü
Görüldü şeytanlanmışların tez öldüğü
Görüldü çocukların böcekler gibi öldürüldüğü
Görüldü defterlerin dürüldüğü
Temizlerin alenen öylece bataklığa sürüldüğü
Görüldü kirlilerin Arif eteğine yüz sürdüğü
Görüldü yıkılacak duvarların örüldüğü
Duvarların hiç yıkılmayacakmış gibi örüldüğü
Bu kaçıncı yıkık duvar onların altında gömüldüğü
Bak yine efkar bastı ver ordan tütünlüğü
Yakmalısın hatıraları bazen yazılı günlüğü
Büyük dert kalpte ateş sönüklüğü
Yarın elden bırakmaz büyüklüğü
Ancak o silebilir dünden hafıza ...
İnanır gözün gördüğü, dil üstünde ölene dek çırak önlüğü

Düşünmek İçin Vaktin Var

Unuttuğumun ilk günü bir tebessüm filizlendi 
Unutabilmenin en büyük zaferlerden olduğunu gördüm 
Köklerinden ellerinle tutup ağacı sökmek 
Ve bakıp titrek kollarına çok yorulduğunu bilmek 

Yudum suyla hasretleşmek istemsizce titremek hayat ölüm arası nefesleşmek 
Kendini kandırmaktan arındırmak sert defans olmamalıya yok şans bilindik bu türbülans 
Unuttuğumun sonrası hatır gönül sofrası ve bir ziyafet bayram yeri kalbimin tam ortası 
Kelepçesine aşık eller artık anladı bir yerde zaptedilmiş olduklarının farkına vardı

Baytar

Bugün ömür yarım gün, serbest kalsın fikrim 
Senin tozlarını silemez tenimden ellerim 
Varlık ruhu terk eder; gözüm gözünden ayrılınca 
Bendeki aşk Altın Misâli AĞIRLIĞINCA 

Sensiz benlik yokluk demek, kalbim sana emekçi 
Aşk denen illet; çorak arazide tilki misal kurnaz bekçi 
Başım sarkıt bir mahalsiz, cümle yolumun önüne taş 
Dudakların kadeyi nikah eden, çakır keyif dertdaş 

Gören derki; sel ağzına bina yapmak aptal işi 
Yel eserse kırmaz dişimi, kalp bir körse görmez bir şeyi 
Saniyeler dakikalarla yapar alışverişi 
Saatler seni alır benden korkarım olamaz gelişi 

Hasret gözümün ışıklarını söndüren alçak misafir 
Afitap sönük bir mum, ayrılık hâin bir zehir 
Melek yanımda yüzünü saklar, felek yüzüme kaş çatar 
Bir tek bu hüznü sen boğarsın, ipek tenin derime batsın 

Rüzgar saçını süpürse mest olur bakışlarım 
Adınla uyanır kulaklarım, yüzünle açar göz kapaklarım 
En güzel şiirlerimde kaleme adını sayıklatırım 
"Odamın Hayaletisin Sessizliğine Aşığım"

Ne Bilirsin

Dik bir yokuş hayat, başında Azrailiyle bekleyen 
Azrail melekten korkma! O bir emri yerine getiren 
Terbiyelen haddini hatırla, kıyametten önce bir 
Kıyamet kopsa Allah'ım şükür sana, kavuş bana 

Her gün korkuyu tanıdığım ilk günüm 
Her dün sana yaklaştığım bir bölüm 
Her hüzün sorularıma bir çözüm 
Sana yürüdüm , Hak sürüm sürüm 
Kalbim saklı kalmış bir cürüm. 

Ey benim başımı alıp duvarlara vuran gönüllüm 
Sen her böyle yaptığında bin parçaya bölündüm 
Düşünmez mi kimse, kim kendini küçük düşürdü? 
Küçüğüm çünkü kalbim büyüdükçe beden küçüldü

 ***
Sahte tüfeği kafama dayamış korkmamı bekliyosun 
Düşüncemin geldiği yere git!... Kendine yer kap!... 
Burası benim ilim yerim, kendimle ilgili sorunum varsa 
Bırak doktorum olan "Ben" Uğraşayım. 
Şeytan yoluna girişleri annem keserdi, giremezdim. 
Babam için cennet gerekli, ben hep bunu bildim. 
İçimdeki ateşle oynamaktan yanıyor içim. 
Ve birgün memleketten 750 km ileri gittim.

Galiba

Bu ikilemlerin arkasında çok şey var 
Hiç bir şey bir neden değilki, 
Ama hak ettiğimi düşündüğümde hiç de adil değilki 
Sen nesin ve kimsin ? Sal yaralı balıkları gitsin, misina artık çok gergin 

İster istemez her şeyim sende rehin 
Ne yanlış bir karar masası, sen ne kötü bir hakimsin 
Bu ne zor bi dosya, sen ne kolay bir kararsın 
Senden görünmüyor önüm, meğer ne kolaymış fikri ölüm. 

Hep anlatırdı sevdiklerim; "böyleyken böyle olur".Söz söylenir göz dolar, Haziranlar Şubat olur! 
İhtimallerimi düşünürüm ve ihmallerimi yoklarım, 
İçimden ayrılık şarkıları bestelerim ve söylerim. 

Ben deli dolu biriyim, ama şu an sadece doluyum, 
Kırılmış bir sağ kolum, 
Gönlü bir hayli kırık, yapayalnız, bomboş bir yolum (beenn) 
Beni arayan orda bulur, sözün bittiği yerde bekliyorum. 
Canım malum, yarım eksik, bu kadar mı kolay çeker insan sevdiğinin şakaklarına tetik 
Sanki sen bir avcı, bense infilak eden keklik 
Vakit durdu, bu acı beni boğdu, bittim şimdilik.

Malum Tahrip İzleri

Kaz kuyuları bul madeni, yaz medeni insanca halini
Kağıdın bedenine. Nedeni ne olursa olsun, problemin
kefeni beyninde bekler. Kalbine inen acı gülmekle geçer
ilacını bulmalısın. Tacını takmalı, ağacını sulamalısın.
bağcıklarını bağlamalı yola koyulmalısın.
takriklerine aldanma şeytanın, irade muhafızına seslen emret!...
tuhaf olan iktidarı aklında yok et!...
servetin paha biçilmez kısmet.
hasret üzerine bal katılmış acılıktır.
kabuşmanın meselesi andır.
kapım açıktır ardına kadar, ahım göğe varan mihmandır.
yapılan gaftır. çok bilen yanılır, bok yiyen anırır
tok ferd acıkır, hokkabaz yaratır
kelimelerimin üzerine döktüğüm sos kulağına yapışır. Apışırsın!...
Çat kaşlarını zaman gelince, diş göster iblise
hadise ergeç çözüleceki mazide kalan sis bugüne iz bırakacak
biz gömülecek, his denizinde kulaç at!... Yeri gelince bat!...
Birisi hakeder, kimisi kahreder, birisi mahveder günleri
Ez-geç kasveti !...

Af Benim İşim Değil

Huzurda bir güneştim kapana kapana açılan
Affet, mağfiret et kudreti teksin başı ve sonu
Olmayan, nahoş olsun tüm dakikalar senin adını
Anmayan, duamı duydu, içime baktı, kabul etti
Gün doğmadan.
Herkesi iyi bilme !
Kötüye iyi demek günah hocam
Ey hayatı masal olmuş insan !
Senin hayatının masalından daha komik bir şey
Yoktur inan, git de düşüne dur başında

Bir Var Bir Yok

Gökyüzünden baktığımda insan karınca görünür
yerden yükselince cüssen giderek küçülür
bugün esen rüzgarlar zerrelerimi aldı benden uçurdu
dün koca bir ağacın yaprakları havada raksa tutuldu
mevsimler ve yapraklar arası daim savaş - barış var
ölüm yahut yaşam var, suçlular ve merhumlar
kimse birinin ruhunu (eline) geçiremez ilahtan başka
insan parayla satın alma yoluna gider insanı, ya başka?...
Bilmem neden diyologlarınız bu derece laçka
Hiç ölmeyecekmiş gibi günü gün etmeniz saçma
içinde olanı bilmeden, bilinmedin bir kutuyu açma!...
Evine dönmeye çalışan tırtıl gibiyiz bizler tehükede
tavsiye koleksiyoncusuyuz, güvenlerimiz engebede
anılarımı düşünürken ben, yaralarımı hesapladım
nefsimle yarış halindeyim, adımlarımı hızlandırdım
önceden ferah, rahattım, üzüntüden zayıfladım
birinin yaptığı yanlıştan ötürü ben ayıplandım
iblisin ağzında sayıklandım, bir pirinç tanesiyim
çakıllardan ayıklandım, çakallardan kaçtım.

Gam Tozu Ve Dünyanın Ninnisi

Zaman geriye dönmemek üzere kapını çarpan umursamaz
güvenim dört nala kaçan bir korkak, soğuk ısımı çalar.
Donan yüzüm alevsiz yanar. Kulak rengim pancar
Adımı anar lakırdılar.
Ya Allah!... Garibin başını yaktılar, onlar apse oydular.
Alnıma kabzeyi vurdular, güven evimi yaktılar,
hatrın hasını çaldılar. Yemin olsun duyan kulaklar,
dırdırlardan bıktılar.
hain davran, devran aylak, kıvran ahmak, yürür kervan
ürür it-köpek-çakal-salak-o !...
evet musikim sanattır, dibini beceren attır.
Sagopa stara addır.
İnan bu ayaklara giderek azalır derman.
Önümde melekten bozma şeytan, elinde soğuk tırpan
güneş gözünü açana dek, karabasanla hırpalan
kuma döer dağ olan, tedirgin keloğlan.
talan, bahçe bağ olan, yalan dilimden firak olan.
kalp bağımdan en güzel güldür yazık elimde solan
rabbim Sago viran, kimi zaman yalnızlık yaman
savursanda batıramayacak gemilerimi fırtınan

Monotonluk Maratonu

Derin bir denizin dibine çökmüş, bir hazine aşk denen
Gafilen bir av olur aniden. Bir kalp,ve diğeri hükmeden.
Benden uzakta olsun derdim körpecik çocukken.
Gücümü toplamam gerekti aldanışımı yaşarken
Kıvranımışı seyreden melekler gibidir sükünet
Tam kendimi toplamışken önüme çıkar hayalet
Ve korku içime hucmederken korkup kaçar cesaret
Felaket sarsılışımı izler, cesede çevirir esaret
Yardım et, bir iğne vur!... Ve sönsün acımın yangını
Güneş su olsa, yağmur kurusa ayıltamaz bu baygını.
Çok zorladım şansımı ve yatıştırdım hırsımı.
Yaşama kafa tutarken kafamı kırdı cadının tılsımı
Hileden uzak bu adama sille vurma yazıktır.
İlle çile mi çekmem lazım? Nurum yüzüme dargındır
Bugüne dek işlediğim günaha. İstırhamım tekbir aftır.
Dökmek ister içini içim, anlatmalı mı. Biçim Biçim?...
Her neşe, bir içim ve içlenişime direnişim.
Ben, yürüdükçe kalır izim, bitmek bilmez pembe dizim.
Yüzüm her resimde karanlık, karamsar bir çizim

Şahit Varsa Konuşsun

Kuzular için ağlayan kurtlar da vardır hayatta
elin elinden üstün gelebilir ortaya koyduğun kanıtla
sana ulaşabilecek kadar uzun boyum yok Allah'ım
onlara ateş etmeden önce ateş sesini duymalıyım
bu şehrin yerlileri tarafından kandırıldım
adım yabancı , sen yolcu ben hancı
müziğim deneyimlerimin mırıldanışı
adım diline bahşiş,Fırat-Dicle gözümün yaşı
duygularım sükun makamı
terkedilmiş evler kadar yalnız,mevsimsizim.
çalınmayı bekleyen kapı ziliyim,ben isimsizim.
aklınızdan geçenler düşmancıl
görmek istediklerim insancıl
ay beklerken karşıma çıkar koca bir yıl...
dünyaya 29 el ateş ettim çılgınca
doğmuş olduğum için ha!...müteşekkirlik adına.
sürpriz yıkımlarım olduğundan kayıplarım adına
beklentilerim olduğundan olamayanlar adına
SAGO!...2 hecelik ses verdim 12 harflik gücüm var
31 Temmuzda taburcu oldum,Rabbın lutfuyum.
suratımla tam 1 sene kanlı bıçaklı oldum.
her sabah tanelerimden kendimi yoksun buldum
benim müziğim o kadar ağlıyor ki sözlerimde gülemiyorum.
yaşadığım şeylerin içimde hatrı nedir bilmiyorum
benim nefesimdenmişçesine yalanın.yok yerin
aklım kendine mezar kazabileceğin kadar derin...

Yarım Gönülle Bir Öpüş

Rüzgar essin, ümitlerin serinlesin
Tepe taklak olsun güneşin yaktığı zemin
Ben bir kalıp buz. Rap dudaklarıma vantuz
Lan olum bak burası koca denizde iki kaşık tuz
Bedenimle sevgili olduğumdan bu yana geçmiş bir dolu sene.
Çok ihanet etmişim bilmeden zavallı bene.
Caddeler pişmanmış beni gördüklerine
Ağırlık olmuşum soğuk kaldırımlar üstünde, et dikende!...
Ben ki ben de, sen ki sen de güzelsin.
Sesim tek beden de gizlensin.
Gözyaşlarım raksa koyulup vecdetsin.
Gönlüm halden hale girmekte feryatlarım sema etsin.
Kollarım yazmakta bitab düştü
Aç uçan akbabalar haince yavruyu bölüştü.

Aşk Yok Artık

İznim olmadıkça alamazsın bendekini benden. Eğer ki alsan hesap sorar bendeki senden. Böyle sorgu sual beklerken abdiyetten. Ne çıkar planladığın çirkin art niyetten? Bu miskinlik keyfiyetten. Hali vakti yerindelikten. Her şey günlük gülistanlık olacak olsaydı gerçekten imtihan olmazdı! Gelişi güzel doğar, büyür, ölürdük. Alimler olmasaydı biz şuanda kördük. İnsan öyle yaradılış ki; düşünür, taşınır, hamle yapar. Sorgusuzca başına buyruk doğrularını savunuyorsun, yanlış fikirlerden yanlış bir sen yaratıyorsun (sen). Sen abartıyorsun rahat yaşamla sapıtmayı. İstanbul üstünden geçmiş bırak kendini korumayı. İyiden iyiye bakıyorum da yoldan raydan çıkmışsın. Tenine dokunan ellerden bir koleksiyon yapmışsın aferin! O yataktan bu yatağa yatıp takılıp sızmışsın, bu zihniyetle aşkı yorgan altlarında aramışsın aferin! Akrep ateş çemberinde harakiri yaptı sahiden, pozitif olana dek negatifim kuzen. erkek alana dek istediğini sanarsın ki Romeo, ne diller döker de teslim olur kapana Juliet. Kadınlar hassas ve hisli, dilekleri içlerinde gizli, hatırla işi bitince kaç Romeo gaddarca gitti? kadın olmak zor bu kadar acımasızlık sürerken. Hemcinslerim abazanlıktan oduncasına yanarken. Taksim fuhuş yuvası, partiler karı kız kazanı derken. Koleksiyona yeni bir bebek ekle sabah güneşi doğarken!...

El bebek, gül bebek bu yaşına kadar geldin. Düşünsene bir it heriften sertçe tekme yedin. Geceye aşkla vardın, sabaha yabancı uyandın. Bil ki sonraki gün başka bir baya anlatılacaksın (yeah). Kadını kandırmaksa amaç alayınız yalancı. Kapında köpek olan işi bitince yabancı. Tuzağa düşeni iplemez, yeni bir avı kovalar avcı. Sen karar ver bu olayda kim hakim, kim savcı? Erkeklerin elinin kiri, kadının boğaza geçirin ipi. Var mı böyle adalet kesin ikisinin de boynunu. Tez helak edin iblisin hile dolu bu oyununu. Uyandırın dünden kalma uyuya kalmış yorgunu…


ÜYE GİRİŞİ
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Reklam Engelleyici Kullanıyorsunuz!
Sitemizden yararlanabilmek için reklam engelleyicileri kapatmanız gerekmektedir.