OFPOF

Tarihin Bilinen İlk Düşünce Suçlusu: Sokrates

-
630
Etkileşim
Ofpofer
Ofpofer
Ofpofer
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Tarihin Bilinen İlk Düşünce Suçlusu: Sokrates
697 izlenme
Ofpofer
-

2500 yıl aradan sonra anıyoruz Sevgili üstadı. Bilinenleri ve bilinmeyeleriyle felsefeyi gökyüzüden yeryüzüne taşıyan adam, Sokrates'i tanıyalım

  "Soru soran insanlar en tehlikeli olanlardır hep.. Cevap vermek o kadar da tehlikeli sayılmaz. Bazen bir tek soruda bin cevaptan daha fazla patlayıcı madde bulunur." Jostein Gaarder

Özlü bir sözü vardır Sokrates'in: "Kesinlikle evlen. Karın iyiyse mutlu, kötüyse filozof olursun" Anlaşılan o ki talih yüzüne gülmemiş ve kötü bir evlilik yaşamış Sokrates. Aşkta kaybeden kumarda kazanır derler. Kendisi kumarda bir şey kazandı mı bilinmez. Ama bilinmezlerin evreni Filozofya, bu evlilik sonucu bu yüce şahsiyeti kazanmış oldu.

1. Atina Doğumlu İlk Filozof

Atina Doğumlu İlk Filozof

Felsefe tarihin en esrarengiz kişisi olan Sokrates, ömrünü Atina'nın pazar meydanlarında ve sokaklarında dolaşıp insanlarla konuşarak geçirmiştir.  M.Ö. 470-399 arası yaşamış olmasını rağmen 'Avrupa Fikrini' en çok etkilemiş kişilerden biridir.Kendisinden önce gelen filozofların üzerine düşündükleri temel şey doğaydı. Sokrates insan ve insan yaşamıyla ilgilenen ilk filozoftu. O felsefeyi göklerden yeryüzüne indirmişti.

2. Müthiş Çirkin Biriydi

Müthiş Çirkin Biriydi
Rivayetlere göre kısa boylu, şişman ve patlak gözlüydü. Burnu da düzdü. Saçları ise oldukça seyrekti. 

3. Yazılı Hiçbir Eseri Yoktur

Yazılı Hiçbir Eseri Yoktur
Sokrates hiç eser vermemiş, hatta tek satır bile yazmamıştır. tarih onun hakkındaki bilgileri öğrencisi Platon'dan öğrendi.

4. Bilgeliği Seven Kişi

Bilgeliği Seven Kişi
Sokrates, aynı dönem yaşadığı sofistler gibi kendini eğitimli ve biligili biri olarak görmüyor ve onların aksine eğitim faaliyetleri için para almıyordu. Kendini kelimenin tam anlamıyla Filozof sayıyordu. Yani 'Bilgeliği Seven Kişi' 

5. Bildiği Tek Şey Hiçbir Şey Bilmediğiydi

Bildiği Tek Şey Hiçbir Şey Bilmediğiydi
 Sokrates eşine oldukça az rastlanan bir insandı.  Kendisini hayat ve dünya hakkında hiçbir şey bilmeyen biri olarak görüyordu. Ve bu kadar az bilgi ona acı veriyordu."En akıllı kişi neyi bilmediğini bilendir" ve "Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir" en ünlü sözlerindendir.

6. Pazar Yerinde Bir Filozof

Pazar Yerinde Bir Filozof
   Sokrates insanlarla konuşurdu ve bu konuşmalarında insanlara bir şey öğretmeye kalkmazdı. Tersine daha çok onlardan kendi bir şeyler öğrenmek ister gibiydi. Sadece başkalarının söylediklerini dinlemekle kalsa ünlü bir filozof olamaz, bundan dolayı ölüme de mahkum edilmezdi tabi.  Sohbetlerinin başında özellikle bir takım sorular soruyor, konuşma ilerledikçe ise karşısındaki kişinin düşüncelerindeki zayıf noktaları görmesini sağlıyordu. Sohbetin sonlarına doğru Sokrates'in konuşma arkadaşı hak ile haksızı fark edebiliyordu

Sokrates, bu sohbetleri sırasında hiçbir bilmiyormuş gibi yaparak insanları akıllarını kullanmaya zorluyordu. Buna 'Sokratik İroni' deniyor. Böylece Atina'lıların zihinlerindeki zayıflıkları açığa çıkarabiliyordu. Bir pazar yerinde Sokrates'le karşılaşmak kimi zaman pahalıya patlayabiliyor, bir insan koca kalabalığın önünde küçük düşebiliyordu.  Atina eşrafı tarafından sevilmemeye başlamıştı.

7. Felsefe Evreninin Ebesiydi

Felsefe Evreninin Ebesiydi
    Annesinin ebe olduğu söylenen Sokrates, kendi işini ebelik sanatıyla karıştırmış gibiydi. Çocuğu doğuranın ebe olmadığını biliyordu. Annesi sadece doğum sırasında orada bulunuyor ve doğuma yardımcı oluyordu. Kendisi de insanların doğru kavrayışı doğurmasına yardımcı olmayı görev edinmişti.

 Ona göre bütün insanlar sadece akıllarını kullanarak felsefi doğruları kavrayabilirdi. Yani aklını başına alan kişi bilgilerine sağlam bir temel oluşturabilirdi. Sokrates'in akla bu kadar güven duyması, onun rasyonalist (akılcı) olduğunu gösteriyordu.

8. Kendini Bir At Sineği Sayıyordu

Kendini Bir At Sineği Sayıyordu
   Sokrates Atina'yı tembel bir kısrağa benzetiyordu. Kendisini ise atın bilincini uyanık tutabilmek için onu böğründen sokan bir at sineği sayıyordu. Sonunda at sineklerine ne yapıldığını hepimiz biliriz. Sokrates'in sonu da farklı olmayacaktı.
   Pazar yerinde Sokrates'le konuşan insanlar çelişkilerinin ve yanlışlarının ortaya çıkmasın pek hoşnut değildi. Artık onunla karşılaşmaktan kaçınmaya başladılar. Socrates, bunu insanlara acı çektirmek için yapmıyordu. İçinde hep tanrısal bir ses duyduğunu söylüyordu, o da buna uymak zorundaydı. Başka bir seçeneğinin olmadığını hissediyordu.

9. Yerleşik Düzene Aykırı Sözleri Sonunu Yaklaştırdı

Yerleşik Düzene Aykırı Sözleri Sonunu Yaklaştırdı
  Sokrates, köleliğe ve idam cezasına karşıydı. Kadınlara karşı olumlu görüşler besliyordu. Bu görüşleri iktidar çevrelerince rahatsızlıkla karşılanıyordu. Sevgili okuyucular Kral Çıplak adlı öyküyü bilir misiniz? Aslında çırılçıplakmış kral ama kimse bunu dile getiremiyormuş. Sonunda bir çocuk "Kral Çıplak" diye bağırıvermiş. Cesur bir çocukmuş bu. İşte Sokrates de insanların ne kadar az şey bildiğini ve düzenin bozuklarını onların yüzlerine vuruyordu. Çocuklar ve filozoflar arasında ne kadar benzerlik var değil mi?

10. ve Kaçınılmaz Son

ve Kaçınılmaz Son
M.Ö. 399 yılında gençliği yozlaştırmak ve yeni tanrılar ortaya atmakla suçlanıp idama mahkum edildi.  Kuşkusuz af talep edebilirdi. Atina'dan ayrılmayı kabul etse hayatı kurtulacaktı. Ama o zamanda o 'Sokrates' olmayacaktı. O vicdanını ve doğrularını yaşamından daha önde tutan biriydi .

 'Haksız yere öldürüleceksin' diyerek ağlayan karısına, 'Ne yani, haklı yere öldürülseydim daha mı iyiydi?' dedi.

 Gün geldi çattı ve yüce Sokrates, en yakın dostları yanındayken bir kap baldıran zehri içerek intihar etti.

ÜYE GİRİŞİ
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
X
Galerinin bağlantısını kopyala
Bu galerinin bağlantısı aşağıdadır. Kopyalayarak arkadaşlarınızla kolayca paylaşabilirsiniz.
Reklam Engelleyici Kullanıyorsunuz!
Sitemizden yararlanabilmek için reklam engelleyicileri kapatmanız gerekmektedir.