OFPOF

Sürükleyiciliğiyle Baştan Çıkartan 7 Kitap

-
573
Etkileşim
Ofpofer
Ofpofer
Ofpofer
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Sürükleyiciliğiyle Baştan Çıkartan 7 Kitap
611 izlenme
Ofpofer
-

Bazı kitaplar, siz okuduktan sonra bile bir süre boyunca aklınızda kalır. İşte size hayat dersi verecek o kitaplardan bazıları!

Hayatınızda büyük etki bırakacak, uzun yıllar etkisi sürecek kitapları sizler için derledik!

1. Ne Zaman Çocuktun - Yurdaer Altınöz

Ne Zaman Çocuktun - Yurdaer Altınöz

Hep birlikte gidilen misafir gezmeleri, bir mahalle dolusu gidilen piknikler, yemekler ve bütün yıl beklenen yaz tatili bizi ne kadar beslemekteymiş, bilemedik. Ancak eşşek kadar olunca anladık. Mutlu olmak ve mutlu etmek koşulsuz çıkarsız art niyetsiz sadece iyi olmayı biz onlarda gördük onlar sayesinde öğrendik. Ne kitaplar ne de tahsiller öğretti bize bunları. Biz ne öğrendiysek üstüne koyarak öğren dik. Onlarda gördük yaşadık ve bildik hepsini. Belki de bu yüzden çok acıdı içimiz bugünlere kadar.

2. Kafka - Milena'ya Mektuplar

Kafka - Milena'ya Mektuplar

Franz Kafka, Prag'da bir dost meclisinde tanıştığı gazeteci Milena Jesenská'dan öykülerini Çekçe'ye çevirmesini ister. Kafka ile Milena'nın yollarını kesişmesine neden olan bu dilek, bir ilişkinin başlangıcı, Milena'ya Mektuplar başlığı altında toplanan bu yazışmalarsa kısıtlı bir iletişimin tek aracı olacaktır.
Milena'ya Mektuplar eşi benzeri olmayan bir kitap, mektuplara örülmüş bir aşk romanıdır. Kafka'nın Milena'ya Nisan 1920 tarihli ilk mektubunda yağmurlu bir günden söz ederek deyiş yerindeyse bir roman tadında başlattığı bu yazışmalar, yazarın ölümünden kısa bir süre öncesine değin süregiderken, ümitsizliğin, çaresizliğin ve tıkanışın anlatımına dönüşür. Çünkü Kafka'nın da dediği üzere, "Mektup yazmak, hayaletlerin önünde soyunmak demektir, ki onlar da aç kurtlar gibi bunu bekler zaten. Yazıya dökülen öpücükler yerlerine ulaşmaz, hayaletler yolda içip bitirir onları."

3. Yüzüncü Ad - Baldassare'nin yolculuğu

Yüzüncü Ad - Baldassare'nin yolculuğu

Doğu daki son Cenevizlilerden, antika tüccarı Baldassare Emriaco, 1665 yılı sonlarında, soyunun yüzyıllardır yaşadığı Lübnan dan yollara düşer. Ertesi yıl, İncil e göre "Canavar ın Yılı"dır. Kimilerine göre düpedüz Mahşer: Kan, ateş, yıkım ve her şeyin sonu... Zamanın sonu! Dünyayı ve Baldassare yi kurtarabilecek tek şeyse, Yüzüncü Ad dır. Kimselerin görmediği bir yazma kitap ve bu kitapta açınlandığı söylenen bir ad: Allah ın, Kuran da anılan doksan dokuz adının, sıradan ölümlülere bildirilmemiş olan yüzüncüsü... Tanrı nın gizli ve yüce adı... Yüzüncü Ad ın peşinden önce İstanbul a uğrar Baldassare nin yolu; oradan İzmir e, Sakız a, Cenova ya, Amsterdam a, sonra da Londra ya. Konya da vebanın kıyımına, İzmir de Sabetay Sevi nin şaşırtıcı başkaldırısına, İngiltere de büyük Londra yangınına tanık olur. korku, şaşkınlık, düşkırıklığı, umut ve aldanma, menzil taşlarıdır bu uzun yolun. Bir de en beklenmedik anda yolcunun karşısına dikiliveren aşk. Sevincin, mutluluğun tek kaynağı aşk!..

4. Semerkant - Amin Maloouf

Semerkant - Amin Maloouf

"Titanic te Rubaiyat! Doğu nun çiçeği Batı nın Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!" Amin Maalouf, "Afrikalı Leo"dan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğu ya, İran a bakıyor. Ömer Hayyam ın Rubaiyat ının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyam ın Semerkant ında başlayan ve 1912 de Atlantik te bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran ın tarihinin de okunuşunun öyküsü/tarihi...
 

5. Uçurtma Avcısı - Halit Hüseyni

Uçurtma Avcısı - Halit Hüseyni

Emir ve Hasan, Kabilde monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emirle Hasanın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur. Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır.
Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip Californiaya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasanın hatırasından kopamaz.
Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları... Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı, zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.
Uçurtma Avcısında anlatılan olağanüstü bir dostluk. Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü...

6. Tanrının Unutulan Çocukları - Craig Silvey

Tanrının Unutulan Çocukları - Craig Silvey

“Mükemmel bir yetişkinliğe geçiş romanı… Her yaştan insanı etkileyecek kadar büyüleyici.” 
MARKUS ZUSAK 

Uzak bir ülkenin yazarı olan Craig Silvey’in çok sayıda ödül alan romanı türk okuyucularıyla buluşuyor. Yayımlandığında Avustralya’da yoğun bir ilgiyle karşılaşan yazar, başarılı en genç yazarlar listesinde yer almayı başarmış bir isim. 

7. Sol Ayağım 2 - Her Gün Hüzün

Sol Ayağım 2 - Her Gün Hüzün

“Tüm bu gürültü patırtının ne olduğunu merak eden bir grup heyecanlı çocuğun yanında,tekerlekli sandalyesinin kenarında oturuyordu.” Romanın ilk bölümü,işte böyle başlar.Öylece oturuyordur;çünkü etrafındaki faaliyetlere güçlükle katılabilen,neredeyse çaresiz bir kötürümdür.Buna rağmen,roman başladığında bir çocuk,bittiğinde ise erkekliğin eşiğinde,”Her Gün Hüzün”ün ana karakteridir.Katılmaktan aciz,acılı ve dingin yüreğiyle tekerlekli sandalyesinde etrafı gözler;Dublin’in,oturdukları kenar mahallesine dağılmış,parçası olduğu ailesinin davranışlarını ve duygularını belleğine kaydeder.Burası aslında,40’lı ve 50’li yıllarda,acılı ve sevinçli günler geçiren Dublin’dir.İhtişamı ve sefaletiyle,arka sokakların ve köhne meyhanelerin hoyrat,acımasız,alemci ve zinacı Katolik Dublin;yaşam adına muazzam bir farklılık.Chiristy Brown,tamamen duygusallıktan uzak yazar.Sözünü sakınmaz,keskin görüşlüdür.Onun,Dublin görüntüleri,sesleri,kokuları ve doğal manzaralarıyla ilgili tasvirleri,şimdiye kadar nadiren yapılmıştır.Onun karakterleri,yaşam ateşi ile yanar. Chiristy Brown,Sadece on üçü hayatta kalabilen yirmi iki çocuklu bir ailenin çocuğuydu.Doğuştan zihinsel bir felçle dünya’ya geldi.Kullanabildiği tek uzvu SOL AYAĞI oldu.Londra’ya yaptığı yaptığı birkaç ziyaret ve bir kez yaptığı Amerika seyahati dışında,tüm yaşamını Dublin’de geçirdi.


ÜYE GİRİŞİ
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
X
Galerinin bağlantısını kopyala
Bu galerinin bağlantısı aşağıdadır. Kopyalayarak arkadaşlarınızla kolayca paylaşabilirsiniz.
Reklam Engelleyici Kullanıyorsunuz!
Sitemizden yararlanabilmek için reklam engelleyicileri kapatmanız gerekmektedir.