OFPOF

Rus Edebiyatının Mutlaka Okunması Gereken Muhteşem Eserleri

-
279
Etkileşim
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Rus Edebiyatının Mutlaka Okunması Gereken Muhteşem Eserleri
0 izlenme
-

Rus Edebiyatından Dünya Edebiyatına Damga Vurmuş Kesinlikle Okunması Gereken 15 Klasik

1. Suç ve Ceza

Suç ve Ceza

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski'nin en önemli romanlarından biri olarak gösterilmektedir. Roman ilk olarak 1866'da Rus Habercisi adlı edebiyat dergisinde 12 aylık süre içinde yayımlandıktan sonra cilt haline getirilmiştir.
Fakir bir genç olan Raskolnikov, başarılı olmasına rağmen hukuk fakültesini maddi sebeplerden ötürü yarıda bırakmak zorunda kalmıştır. para, parayla ne yapılacağını bilmeyen, insanlık ailesine parazit olan aşağılık insanların elinde iken, toplumun gelişmesine büyük katkılar sağlayabileceklerin para sıkıntısı çekmesinin yanlış olduğunu düşünmektedir. Bu yanlışlığı düzeltmek üzere yaşlı ve zengin bir kadın tefeciyi ve görgü tanığı bırakmamak için onun kız kardeşini öldürür. Kimsenin kendisini görmediğini ve geride çok büyük bir olasılıkla bir iz kalmadığını bildiği halde, bazı tesadüflerin sonucunda Raskolnikov müthiş bir tedirginlik içine düşer. İnsanlığını, masumiyetini yitirmiştir. Temiz kalpli ve fedakar Sonya'ya suçunu itiraf eden Raskolnikov, polise de teslim olur ve cezasını çekmek üzere Sibirya'ya gider.

2. Yüzbaşının Kızı

Yüzbaşının Kızı

Puşkin'in 1833-1836 yılları arasında yazdığı ve Yemelyan Pugaçov Ayaklanması sırasında Rus bir subayla görev yaptığı kale komutanı yüzbaşının kızı aralasındaki duygusal ilişkileri konu alan romanıdır. Yüzbaşının Kızı, Puşkin'in roman alanındaki en önemli eserlerinden biridir.

3. Ölü Canlar

Ölü Canlar

İlk Rus klasikleri arasında yer alan Ölü Canlar, 19. yüzyıl Rus toplumunun en başarılı hicivlerindendir. Gogol, hayranı olduğu Puşkin'in önerisiyle yazdığı Ölü Canlar'da dönemin Rusya'sını kitabın kahramanı Çiçikov üzerinden anlatır. Zengin olma hayaliyle yanıp tutuşan Çiçikov kendisine kurnazca bir yol bulmuştur: Kasaba kasaba dolaşıp toprak sahiplerinin ölü kölelerini kâğıt üzerinde satın alarak "itibar sahibi bir beyefendi" olmak… Gogol'ün İlahi Komedya'dan esinlenerek üç cilt olarak tasarladığı eseri, ilk cildinin ardından sansür komitesinden büyük eleştiriler alır. 10 yıl sonra ikinci cildi tamamladığında Gogol, geçirdiği bir buhranla eserin elyazmalarını yakar. İlk tasarlanan haline uygun şekilde tamamlanamamasına rağmen bütünlüklü bir kitap olan Ölü Canlar, metnin alt başlığı gibi adeta "bir epik şiir"dir ve 19. yüzyıl Rus edebiyatının en başarılı örneklerindendir. 

4. Savaş ve Barış

Savaş ve Barış

Lev Tolstoy tarafından yazılmış ve ilk kez 1869 yılında yayınlanmış roman. Roman dünya edebiyatının en önemli başarılarından ve önemli eserlerinden biri olarak değerlendirilir.
"Savaş ve Barış" Rusya'nın Fransa tarafından istilası döneminde yaşanmış olayları ve Napoleon döneminin Rusya'da Çar toplumuna etkisini, bu etkinin doğurduğu sonuçları beş asil aileden örnekler vererek tarif etmektedir. 

5. Yeraltından Notlar

Yeraltından Notlar

Edebiyat tarihinin en ünlü isimsizlerinden Yeraltı Adamı, insanların oradan oraya üşüşen karıncalara dönüştüğü St. Petersburg'un gri kaldırımlarında itilip kakılırken, yaşama isteğini yavaş ama emin adımlarla mutlak bir öç isteğiyle değiş tokuş eder. Yeraltı Adamı'nın bir devlet memuru olarak geçirdiği tekdüze günler, yanında bir türlü rahat hissedemediği arkadaşları ve hayattaki mutlak yalnızlığı, bıkkın bir öfke ve küçük, imkânsız pazarlıklarla gittikçe daha fazla lekelenir, ta ki kendisini bir arada tutan görünmez ipler yavaşça çözülmeye başlayana kadar. Yeraltından Notlar, yayımlandığı 1864 yılından beri öfke ve sessizliğin en güçlü manifestolarından biri olmuştur.

6. Babalar ve Oğullar

Babalar ve Oğullar

Ivan Turgenyev’in 1862'de kaleme aldığı en meşhur eseridir.
Babalar ve Oğullar, ortaya koyduğu sorunu, Rusya'nın düşünsel gelişimi içindeki kuşaklar çatışmasına ad olarak taşıyan eser, iki üniversiteli gençle (Arkadi ile Bazarov) aileleri arasında geçen günlük ilişkilerden oluşur. Önce Arkadi'nin evine konuk gelen gençler (baba Nikolay Kirsanov, metresi Feniçka, amca Pavel Kirsanov) Bazarov'un tümüyle inançsız inkârcı ve kuşkucu tutumuyla (nihilist) belirli bir tedirginlik yaratırlar. Komşu kenti ziyaretlerinde başlayan Bazarov-Anna aşkı kısa sürede körelir.

7. Anna Karenina

Anna Karenina

Eser, 1870'lerin Rusya'sında, toplumun üst sınıfına mensup kimseler arasında yaşanan birbirinden bağımsız iki aşk macerasını anlatır. Olaylar Moskova'da, Petersburg'da ve asilzadelerin yazlık malikanelerinde geçer. Romanda dürüst bir evliliğin mutluluğu ile yasak bir ilişkinin düş kırıklıkları karşılaştırılır; sadakat, tutku, kıskançlık gibi temalar işlenir; bir yandan da o dönemde Rusya’da kadınların durumu, eğitim reformu gibi konular dile getirilir.

8. Kumarbaz

Kumarbaz

Dostoyevski'nin gençlik yıllarını, dramatik aşk ve kumar tutkusunu en yalın hali ile kaleme aldığı yapıtlarından biridir.

9. Ana

Ana

Kitabın ana karakteri olan "Pelage" veya bir başka deyişle "Ana", kendisini sürekli döven işçi kocasının ölümünden sonra oğlu Pavel ile başbaşa kalır. Bir süre sonra oğlunu, o kasabadaki kavgacı/geçimsiz gençlikten farklı olarak olgun bir kişiliğe bürünürken bulur. Bir süre sonra evleri kitaplarla dolmaya başlayınca Ana, oğlunun gizli yaşantısını merak eder. Pavel, anasını sosyalizm ile ve ezilen işçi/köylü sınıfının burjuvalarla olan çatışmasıyla tanıştırır. Pavel, artık her gün şehirden arkadaşları ile kendi evinde toplanıp sorunu çözmek için uğraşır. Bunun yanında fabrikadaki sefil işçi hayatı üzerine konuşup bildiriler hazırlarlar.
Başta ürkek davranan Ana, bir süre sonra oğlunun bu arkadaşlarıyla içli dışlı olmaya başlar. Artık o da bu yolun doğru olduğunu düşünerek bu yola oğluyla beraber baş koyar. 1905 devriminden önceki bu hazırlıklar işçileri despotizme karşı ayaklandırır ve en sonunda 1905 devrimi patlak verir. Başta köyde çalışmalarını sürdürüp gizlice işçilere ve köylülere bildiri dağıtan Ana, toplulukta etkin bir üye olur. En sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer. Ana da kentteki başka bir sosyalist genç olan Nikolay'ın evine yerleşir. Mahkemeye çıkan Pavel ve arkadaşları için sürgün hükmü verildikten sonra, Moskova'ya gidip Pavel'in mahkemede yaptığı savunma konuşmasını dağıtmak için hareket eder. Burada fark edilir ve oğlunun gittiği yoldan gittiği için öldürülür.

10. Diriliş

Diriliş

Savaş ve Barış ile Anna Karenina'dan sonra Lev Tolstoy'un üçüncü büyük romanıdır. Eser, Anna Karenina'dan yirmi yıl sonra 1899 senesinde yazılmıştır. İçerik ve anlatımıyla Tolstoy'un en sevilen romanları arasındadır.
Bireysel vicdanın uyanışını anlatırken hukuk sisteminin adaletsizliğini, imkânsız bir aşk öyküsünü resmederken Hıristiyanlığın kalıplaşmış yanlışlarını ele alan Diriliş, Tolstoy’un hem bireyi hem toplumu eleştirdiği en acımasız romanıdır.

11. Budala

Budala

Prens Mişkin'in, hastalığı dolayısıyla gittiği İsviçre'den ülkesi Rusya'ya dönüşüyle başlar bu romanın hikâyesi. Dostoyevski bu kitapta dürüst bir insan olarak yaşamanın zorluklarına değinmekte ve toplumsal bozulmuşluğu gözler önüne sermektedir.
Dünyanın gelmiş geçmiş en güzel aşk romanlarından olan Budala, Dostoyevski'nin de dört büyük eserinden biri olarak vazgeçilmez klasikler arasında yerini çoktan almıştır. Yalın konusu ve insanın iç dünyasına yaptığı sarsıcı yolculuklarla okuru kendine hapseden öykü, Dostoyevski'ye has usta romancılığın en mükemmel örneklerindendir.

12. Karamazov Kardeşler

Karamazov Kardeşler

Tüm zamanların en başarılı romanları arasında sayılan Karamazov Kardeşler Dostoyevski’nin kaleme aldığı son büyük eseri  ve başyapıtıdır.Bencil, paraya ve zevke düşkün Fyodor Pavloviç Karamazov’un esrarengiz ölümü, birbirinden çok farklı karakterlere sahip oğullarının hayatını geri dönüşü olmayacak bir şekilde değiştirmekle kalmayıp tüm Rusya’nın yakından takip ettiği bir davaya dönüşecektir. Dostoyevski, Karamazov Kardeşler’de yazarlık yaşamı boyunca kafa yorduğu hemen bütün temaları işleyerek dev bir esere imza atmış, bu son eseriyle de çok büyük övgüler almış ve kitabın yayımından kısa bir süre sonra ününün doruğundayken hayata veda etmiştir.

13. Çocukluğum

Çocukluğum

"Çocukluğum", içiçe girmiş birçok trajedinin romanı... Dilinin sağlamlığı ve işlediği konunun tutarlılığı ile hak ettiği yeri bulamamış ama okundukça değeri anlaşılmış bir kitap... Yüzyıl başlarının Rusya'sının içler acısı durumunu gözler önüne seren eserde, zenginlikten yoksulluğun en alt sınırına gelmiş bir aile dramı işlenirken, baba acısı, bir türlü birlikte olunamayan ve hep uzaktan sevilen bir anne, aile içindeki çıkar ilişkileri ve ülkenin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik durum çarpıcı tahlillerle gözler önüne seriliyor. 

14. Ve Durgun Akardı Don

Ve Durgun Akardı Don

 Mihail Şolohov'un ilk büyük eseri, geniş bir tarih sürecini kapsayan dört ciltlik bir romandır. Yazar bu romanla 1965'te Nobel Edebiyat Ödülü'nü alır.
Eserin kahramanı bir Kazak köyü olan (aynı zamanda yazar Mihail Şolohov'un da doğum yeri olan) Vyeşenskaya'lı Gregor Melehov'dur. Gregor'un gençlik dönemindeki köy yaşantısından başlayarak I. dünya Savaşı'na katılması, cephede yaşananlar ve aynı süreçte Çarlığın yıkılışı ve Sovyetler Birliği'nin kuruluması sürecinde Kazaklar'ın neler yaşadıklarını ve bu sürecin neresinde olduklarını benzersiz betimlemelerle anlatan dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Eser I. Dünya Savaşı'ndaki Rus Devrimi'ni ve o dönemki toplumun sosyal ve politik duruşunu tarafsızca ve gerçek anlamıyla okuyucuya yansıtmaktadır.

15. Lolita

Lolita

Lolita veya az bilinen adı ile Beyaz Irktan Dul Bir Erkeğin İtirafları, Vladimir Nabokov'un İngilizce romanı. 1955'te Paris'te ilk baskısı yapılmıştır. Daha sonra yazarı tarafından Rusça'ya çevrilen roman 1962'de Stanley Kubrick tarafından yine Lolita adı ile sinemaya uyarlanmıştır.
Roman, ana karakter Humbert Humbert'in su pericikleri adını verdiği ergenlik çağındaki genç kızlara karşı cinsel tutkusunu konu eder.
Humbert Humbert, Amerika'ya yerleşmiş, orta yaşlı, Fransız bir dil profesörüdür. Çocukluğunda bir tatil sırasında aile dostlarının kızı ile aralarında geçen kısa süreli bir ilişkinin ardından birkaç ay sonra sevgilisinin ölüm haberini alır. Bu talihsiz ve yaşanamamış ilişkinin ardından, genç hatta çocuk yaştaki kızlara karşı ilgisini yıllar sonra da üzerinden atamaz. Başından geçen bir evlilikten sonra, Amerika'ya yerleşir. Tesadüfen pansiyoner olarak yerleştiği evde Bayan Haze'nin on iki yaşındaki kızı Dolores Haze'i görür ve yıllar boyunca güçlü belleğinden hiç silmediği çocukluk aşkını Dolores Haze ile özdeşleştirir. Romanda L, Lo, Lola, Lolita, Dolly takma adları ile çağrılan Dolores ile Humbert Humbert arasında böylece bir aşk başlar.


ÜYE GİRİŞİ
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
X
Galerinin bağlantısını kopyala
Bu galerinin bağlantısı aşağıdadır. Kopyalayarak arkadaşlarınızla kolayca paylaşabilirsiniz.
Reklam Engelleyici Kullanıyorsunuz!
Sitemizden yararlanabilmek için reklam engelleyicileri kapatmanız gerekmektedir.