OFPOF

İnsan Beynini Etkileyen ve Ufuk Açan 10 Roman

-
2.6b
Etkileşim
Ofpofer
Ofpofer
Ofpofer
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
İnsan Beynini Etkileyen ve Ufuk Açan 10 Roman
1.703 izlenme
Ofpofer
-

Scientific American’da yayımlanan bir makaleye göre bilim adamları, insan beynini etkileyen 10 romanı belirledi

Scientific American’da yayımlanan bir makaleye göre insan beynini etkileyen 10 romanı, Toronto Üniversitesi öğretim üyesi Psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren belirledi.İki bilim adamına göre,roman kahramanlarıyla özdeşleşmek, hem hayal dünyasını zenginleştiriyor, hem de sosyal bağları güçlendiriyor.

1. Johann Wolfgang Von Goethe - Genç Werther’in Acıları (1787)

Johann Wolfgang Von Goethe - Genç Werther’in Acıları (1787)
Genç Werther’in Acıları (Almanca: Die Leiden des jungen Werthers), Johann Wolfgang von Goethe (d. 1749, ö. 1832) tarafından1774 yılında ve iki haftada yazılmış mektup romandır.

Goethe, bu romanı yazdığında 25 yaşındaydı. Romanın piyasaya çıkmasının ardından hem pek çok intihar vakası ile karşılaşılmış, hem de Almanya sokakları bir “Werther salgınına” uğrayarak, ortalığı mavi ceket, sarı pantolon giyen duygulu gençler istila etmiştir.

Genç Werther’in Acıları (Almanca: Die Leiden des jungen Werthers), Werther adındaki genç bir hukuk stajyerinin, diğer taraftan nişanlı bir bayan olan Lotte ile intiharına kadar kurmuş olduğu ızdırap dolu münasebetini konu alan, Goethe’nin mektup tarzındaki romanının ismidir. Roman Goethe’nin ikinci büyük başarısı olan Götz von Berlichingen (1774) isimli dramasının ardından, Fırtına ve Coşku dönemi sonrasında ortaya çıkmış, aynı zamanda da Fırtına ve Coşku dönemine tekabül etmektedir. Goethe, 1772 yılında Mayıs ayından Eylül’e kadar Wetzlar Alman Yüksek Mahkemesinde asistan olarak görev yaptığı sırada âşık olduğu Charlotte Buff adındaki nişanlı bayana duymuş olduğu karşılıksız ilgisini, edebi-bağımsız bir forma dönüştürerek, bu romanla tasvir etmektedir. Wetzlar’de bir elçilik sekreteri olan arkadaşı Karl Wilhelm Jerusalem’in intiharı, bu trajik aşkın doğuşu ve Werther’in elleriyle hayatına son vermesi için Goethe’ye esin kaynağı olmuştur. Jerusalem, kendisi için erişilmez olan evli bir bayana gönlünü kaptırmıştır. Romanın kahramanı Lotte, kitabın oluşum safhasında, genç Goethe’nin tanışmış olduğu Maximiliane La Roche’den de izler taşımaktadır.

Romanın ilk basımları, 1774 ilkbaharında Leipzig kitap fuarlarında yerini almış ve aynı zamanda en iyi satan kitap haline gelmiştir. 1787 yılında bunu, yeni bir sürümü de takip etmiştir. Roman Goethe’yi, 1774 yılında Almanya’da birdenbire şöhretinin doruğuna ulaştırmıştır.

2. Jane Austen - Aşk ve Gurur (1813)

Jane Austen - Aşk ve Gurur (1813)
Gurur ve Önyargı (özgün adıyla Pride and Prejudice), İngiliz yazar Jane Austen'in ikinci romandır. 18 Ocak 1813'te yayımlanan roman, 1796-1797 yılları arasında kaleme alınmıştır. Türkiye İş Bankası Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikler dizisinden çıkan çevirisi Gurur ve Önyargı, Can Yayınları'ndan çıkan çevirisi ise aşk ve Gurur ismiyle yayınlanmıştır.

2013 yılında yayımlanışının 200. yıldönümü özel etkinliklerle kutlanan "Aşk ve Gurur" (Pride and Prejudice) romanı ortalama her on yılda bir ya bir sinema filmi, ya da televizyon filmi veya dizisi haline getirilmiştir. 1938, 1952, 1967, 1980 ve 1995 yıllarında yapılan dizilerle birlikte televizyona uyarlanmıştır. İki kez sinema filmi çekilmiştir. Kendi dillerinde isimleri Pride and Prejudice olan bu filmler Türkiye'de Gurur ve Önyargı (film, 1940) ve Aşk ve Gurur (2005 yapımı) isimleri ile bilinmektedir. İlk filmi Robert Z. Leonard’ın yönetmiş ve başrollerinde Laurence Olivier ile Greer Garson yer almıştır. 2005 yılında çevrilen ikinci filmi ise Joe Wright yönetmiş, Keira Knightley,Matthew MacFadyen, Brenda Blethyn, Donald Sutherland, Tom Hollander, Rosamund Pike, Jena Malone, Judi Dench yer almıştır. Keira Knightley bu filmdeki performansı ile Oscar ve Altın Küre'ye aday gösterilmiştir. 1995 yılında BBC için, Colin Firth ve Jennifer Ehle başrollerinde 6 bölümlük bir dizisi yapılmıştır. En çok övgü alan ve beğenilen formatıda bu dizidir.

3. Nathaniel Hawthorne - Kırmızı Leke (1850)

Nathaniel Hawthorne - Kırmızı Leke (1850)
Kırmızı Leke veya Kızıl Damga (İngilizce: The Scarlet Letter), Nathaniel Hawthorne'un romanı (1850). 17. yüzyılda ABD'nin Boston kentinde geçen bir aşk hikayesidir.

4. Gustave Flaubert - Madam Bovary (1856)

Gustave Flaubert - Madam Bovary (1856)
Madame Bovary, Gustave Flaubert tarafından 19. yüzyılda yazılmış bir romandır.

Birçok kişi tarafından ilk çağdaş realist roman sayılan Madame Bovary ilk kez 1857 yılında basılmıştır. Yapıt, döneminde büyük yankılar uyandırmış, kitabın tümünün yayımlanması için Flaubert'in mahkemeye gitmesi gerekmiştir. Romantizmin idealist yaklaşımına bir tepki olarak ortaya çıkan roman, realizm akımının ilk ve en önemli örneklerindendir. Bu kitaptan sonra bovarizm akımı oluşmuş vepsikolojide tatminsizlik, memnuniyetsizlik anlamına gelen bir rahatsızlık olarak yer almıştır.kitap, iyi kalpli olmasına karşın sıradan bir doktor olan Charles Bovary'nin yüksek idealleri ve aşırı bir lüks tutkusu olan romantik karısı Emma Bovary'nin, yaşamının tekdüzeliğinden sıyrılmak için girdiği durumları ve yaşadığı çeşitli gayrimeşru aşk ilişkilerini konu alır. Yazar Flaubert karakterlerin iç dünyalarını açıklarken realizmin gözlemci yönünü kullanmıştır. Baş karakter Emma Bovary'nin sergilediği davranışlar ve zinaları, o dönemde büyük yankı uyandırmış ve bu yüzden yazar Flaubert uzun yıllar boyu çeşitli eleştiri ve suçlamalara maruz kalmıştır.

5. George Eliot - Middlemarch (1870)

George Eliot - Middlemarch (1870)
Middlemarch: Taşra Yaşamı Üstüne Bir Çalışma (İngilizce: Middlemarch: A Study of Provincial Life), George Eliot mahlaslı İngiliz yazar Mary anne (Marian) Evans'ın yedinci romanıdır. Yazımına 1869'da başladığı ve hayat arkadaşı George Henry Lewes'in oğlu Thornton'un son hastalığı sırasında ara verdiği roman, 1871'den 1872'ye kadar seri şeklinde basılmıştır. Tek cilt halindeki ilk baskısı ise 1874 yılında yayımlanmış ve büyük satış elde etmiştir.

Romanın hikâyesi 1830 ve 1832 yılları arası, İngiltere'nin iç kısmında yer alan kurgusal Middlemarch kasabasında geçmektedir. Çok sayıda karakter ve farklı ama birbiriyle kesişen anlatılar içeren romanda kadınların konumu, evliliğin nitelikleri, idealizm ve bencillik, din ve riyâkarlık, siyasi reform ve eğitim gibi temalara değinilmektedir.

6. Leo Tolstoy - Anna Karenina (1877)

Leo Tolstoy - Anna Karenina (1877)
Anna Karenina (Rusça: Анна Каренина; ˈanə kɐˈrʲenʲɪnə), (Bazen Anna Karenin olarak ingilizceleştirilir) Lev Tolstoy tarafından yazılmış, Rus Habercisi'nin 1873-1877 yılları arasındaki döneminde, bölümler halinde basılmış romandır. 125 farklı yazarın belirlediği bir listede zamanımıza kadar yazılmış en iyi roman olarak görülmüştür.

Eser, 1870'lerin Rusya'sında, toplumun üst sınıfına mensup kimseler arasında yaşanan birbirinden bağımsız iki aşk macerasını anlatır. Olaylar Moskova'da, Petersburg'da ve asilzadelerin yazlık malikanelerinde geçer. Romanda dürüst bir evliliğin mutluluğu ile yasak bir ilişkinin düş kırıklıkları karşılaştırılır; sadakat, tutku, kıskançlık gibi temalar işlenir; bir yandan da o dönemde Rusya’da kadınların durumu, eğitim reformu gibi konular dile getirilir.

7. Virginia Woolf - Bayan Dalloway (1925)

Virginia Woolf - Bayan Dalloway (1925)
Mrs. Dalloway, Virginia Woolf'un en ilgi çekici romanlarından biridir.

Romanda, bir kadının bir gün boyunca yaşadıklarını, düşündüklerini zaman zaman geriye dönüş yöntemiyle anlatır.

kitap, 1925 yılında tamamlanmasına rağmen yayınlanmadan önce Virginia Woolf tarafından üç kez tekrar yazılmıştır.Kitabın ana karakterleri roman boyunca asla birbirleriyle karşılaşmamış olan Septimus Warren Smith ile Clarissa Dalloway'dir.

Yazar, kitapta zaman kavramını sürekli önde tuttuğundan başlangıçta kitaba "Saatler" ismini vermek istese de daha sonra "Mrs. Dalloway" isminde karar kılmıştır.

8. Toni Morrison - Sevgili (1987)

Toni Morrison - Sevgili (1987)
Morrison "Afrikalı-Amerikalı" edebiyatının tanınması ve gelişmesinde önemli rol oynamış, üretken bir yazardır. Sevgili (Beloved) adlı romanıyla 1988 yılında Pulitzer Ödülünü kazandı. Eserleri Morrison'a ayrıca, 1993 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandırdı.

9. John Maxwell Coetzee - Utanç (1999)

John Maxwell Coetzee - Utanç (1999)
J. M. Coetzee, 1999 Booker Roman Ödülü'nü alan etkileyici romanı Utanç'ta, şiddetli, yoğun bir dönüşüm geçirmekte olan bir toplumun, yeni Güney Afrika'nın öyküsünü anlatıyor. İki kez evlenip boşanmış, bir kız babası olan, elli iki yaşındaki Profesör Lurie'nin öyküsünde, hem siyasal hem de kişisel dönüşümler, değişimler yaşayan sanclıı bir toplumun insanını tanıtıyor. Bir kız öğrencisiyle girdiği ilişki sonucu okulundan ayrılmak zorunda kalan Profesör Lurie'yi arkadaşları dışlıyor, eski karısı da alaya alıyor. Lurie, kızı Lucy'nin çiftliğine sığınıyor, elinde kalan tek insancıl ilişki kızı ile olanıdır. Lucy'nin koşullarına ve ırk ayrımının yeni boyutlar aldığı bir topluma uyum sağlamak yoluda inançsızca sürdürdüğü çabaları, bir öğle sonrası kızıyla birlikte yaşadığı vahşi bir saldırıyla kesintiye uğruyor. Acımasız bir dürüstlükle yazan J. M. Coetzee, okura yumuşak bir roman sunmuyor, sert bir öykü anlatıyor, ama güçlü ve inanılmaz güzellikte, hem keyifli, hem kasvetli bir öykü. Baştan sona gereksiz tek bir sözcük ya da cümle içermeyen Utanç, Profesör David Lurie'nin düşüşünü anlatırken, daha ilk satırından kıskıvrak yakalıyor okuru, Lurie'nin kişisel öyküsüyle Güney Afrika'nın öyküsü iç içe geçiyor; beyazıyla siyahıyla bütün Afrikalıların uydukları kuralların tümü tersine dönüyor, çarpıtılıyor. Utanç, aslında insan olmanın ne anlama geldiğini araştırıyor. J. M. Coetzee, İnsanın içine işleyen gerçekleri yalın ama vurucu bir üslupla dile getirirken yaşayan en iyi romancılardan biri olmayı da hak ediyor.

10. Mohsin Hamid - Gönülsüz Köktendinci (2007)

Mohsin Hamid - Gönülsüz Köktendinci (2007)
Mohsin Hamid'in kaleminden Gönülsüz Köktendinci piyasaya çıktığı ilk günden itibaren epey ses getirdi, yankı uyandırdı dünya basınında. İstemeye istemeye "köktendinci" olan bir genç adamın hikâyesi. İstemeye istemeye ne demek? Köktendinci ne demek? Bu kavramları da açmayı ihmal etmiyor yazar. Kahramanı Cengiz, Amerika'ya okumaya giden yetenekli, zeki, pırıl pırıl Pakistanlı bir genç. Princeton Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun olur. Sınıfının birincisi, okulun en iyisidir. Toplumdaki seçkinler arasına katılır. Tüm dünyadan kendisi gibi yetenekli, gelecek vadeden gençler Amerika'ya gelerek, Amerikan rüyasına bir an evvel dahil olabilmek için canla başla çalışırlar. O da hırslı, azimlidir. Ve çok çok az sayıda işletme mezununun girebileceği, hatta hayal edebileceği prestijli bir Amerikan firmasında muhteşem bir iş edinir. Artık senede seksen bin dolar kazanmakta, business class uçmakta, son derece şık giyinmektedir. Bundan sonra tek yapması gereken, kendini kapitalizmin ritmine uydurmak, devamlı çalışmak, paralanmak ve yükselmektir. Bir Amerikalı genç kadına âşık olması onun "Amerikanlaşma"sını önce kolaylaştırır, ancak hikâye ilerledikçe beklenmedik biçimde zorlaştırır.

ÜYE GİRİŞİ
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
X
Galerinin bağlantısını kopyala
Bu galerinin bağlantısı aşağıdadır. Kopyalayarak arkadaşlarınızla kolayca paylaşabilirsiniz.
Reklam Engelleyici Kullanıyorsunuz!
Sitemizden yararlanabilmek için reklam engelleyicileri kapatmanız gerekmektedir.