OFPOF

Cemal Süreya'nın Kaleminden: İlhan Berk

-
290
Etkileşim
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Cemal Süreya'nın Kaleminden: İlhan Berk
370 izlenme
-

Cemal Süreya usta kalemiyle yazdığı unutulmaz dizelerinin yanına bir de "üçgen suratlı kaplumbağa" dediği İlhan Berk'i anlatmış...

Cemal Süreya 1989 yılında kadrousunda bulunduğu gündemden düşmeyen, gündemi belirleme özelliği ile dikkat çeken zengin yazar ve çizer kadrolu İkibine Doğru adlı dergide İlhan Berk'i anlatmış.

İlhan Berk

İlhan Berk

Hiyerogliflerde üçgen yüzlü kablumbağalar olsay­dı, ‘‘İşte derdim, işte İl­han Berk!”  işte Keops, işte sokak, işte atlas! Gerçekten yüzündeki ve bedenindeki üçgen­ler giderek Mısır piramitlerine benzetti onu.

Attila İlhan 30 yıl önce “göğüstenbacaklı” elemişti İlhan Berk için. Tevfik Akdağ da daha iki gün önce, ‘‘omuzdanbacaklı”.

Şiir serüveni altmış yılı buluyor. Birçok dönem yaşadı. Bütün devinimleri sınadı. Her seferinde eski kendisini inkâr eder gibi göründü. Hayır, anılarını silmek, bildiklerini unutmak istedi. Sentezi değil, ge­lişigüzel sıralamayı ve bundan büyük tatlar çıkarmayı özledi. Hayatını düşünüyorum, hayatı da öyle değil mi? Repliklerle yaşıyor. Düğ­melere basıyor.

"Yazının Fena Tutsağı"

"Yazının Fena Tutsağı"

Yazının fena tutsağı. Yeryüzünde her şey yazılmak için varmış gibi geliyor ona. Söz­ gelimi bardağa bardak olarak değil, yazılacak bir şey olarak bakı­yor Gökyüzüne de öyle. Şöyle diyor sonra da: ‘‘Gökyüzüne böyle bakan adamın hayatının cehennem olması doğaldır.” Yazıya geçen çiçek solacak, yazıdaki çiçek­se hiç koklanmayacak.

Garson İki Arjantin Daha !

Garson İki Arjantin Daha !

Gençliğinde etkilendiğini söyle­diği türk şairlerinin adlarını saya­lım: Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Nâzım Hikmet. Bu üç adı iç içe ge­çirirseniz ne çıkar? Önce çok yük­sek bir beğeni çıkar. Gerçekten İlhan Berk bugün ülkemizde sanat beğenisi en yüksek bir iki kişiden biri. Başka ne çıkar? Çelişki mi? İlhan Berk o çelişkiyi kabul etti. Onunla bütün bir Batı şiirini kucaklamak istedi.

Türk şairinde kişisel reklam duy­gusu Tanzimat’tan beri çok yoğun­dur. Ama ilhan Berk bir “canlı yayın” yöntemi getirdi. Yıllar önce Ankara’da sokaklara düşer, belli bir sıra gözetmeden, sondaj usu­lüyle kapı zillerini çalarmış. Diye­lim kapıyı güzel bir kız açtı. Sorar­ mış: “ünlü şair ilhan Berk burda mı oturuyor?” Kızdaki izlenim: Demek İlhan Berk diye bir şair var, üstelik ünlüymüş! Bugün yetmiş yaşında en iyi şiirlerini yazan İlhan Berk elbet ününü salt bu yönteme borçlu değil. Ama olay İlhan Berk’i iyi anlatıyor. Doğru olmasa da, an­latıyor. Ankara’da, Piknik’te, genç şairlere bira ısmarlayarak şiirini okuttuğu doğru ama. Garson, iki Arjantin daha!

“Etkilemekten Nefret Ederim!”

“Etkilemekten Nefret Ederim!”

Yetmiş dedim, evet yetmişi dön­dü. Ama bugün de genç Rimbaud tavrıyla konuşmaktan kendini ala­mıyor: Bıktım yaşamaktan, bıktım şu cehennemden! Gençliğini yaşayamamıştı, yaşlılığı ise öğrenmeye yanaşmıyor.

Aslında bütün bunları yine o or­tada görünme tutkusuna bağlayabiliriz. Bir kız sevmiş paşa kızı çık­mış. Kendisinde tarih kavramı ol­madığı için doğum tarihini bile anımsamıyormuş.

Bizim kuşağın çıkış yıllarında he­pimizi etkilemişti. Bunu bir yerde yazmıştım. Yanıt korkunç oldu: “Etkilemekten nefret ederim!” Da­hası var, kendisini sevenlerden tik­sinir, kaçarmış. Bunu da yazdı.

Yazmak İçin Yazmak

Yazmak İçin Yazmak

Yazmak için yazmak… Bunu öy­lesine uç noktalara götürdü ki or­tada görünme tutkusunun biçimle­ri de değişti. “Canlı yayın” ın yeri­ni bu kez “duyarsızlık” almaya başladı. Hiçbir şey istemez, hiç tepkisi yoktur, süt nedir, şeker nedir?… Farklılaşmayı duyarsızlıkta aradı. Elbet, bütün bunlar sadece görüntüde. Yine de İlhan Berk’in kimliğini hiç etkilememiş olamaz. Yazıyı kendisinin fizik ve doğrudan uzantısı haline getirmek isterken, tersi bir durum da ortaya çıktı: Kendisi yazının uzantısı oldu. Bu çılgınlığı yaşadı ilhan Berk.

"Geçmişi Olmayan Adam"

"Geçmişi Olmayan Adam"

Geçmişi olmayan adam. Gerçekten geçmişi yok. Bugün bulanık, yer yer anlamsız, yer yer de tehlikeli biçimde saydam bir şimdiki zaman içinde. Sanatıyla hayatı bu anlamda tam çakışma halinde. Bu bir başarı mı? İstedi­ğine ulaşmış olmayı başarı sayar­sak, evet. Yine de yarın başka şey isteyebilir. Hatta en eskisi gibi, merkantilist bir söz sanatına yöne­lebilir.

"Çocuk İhtiyar İlhan Berk"

"Çocuk İhtiyar İlhan Berk"

Bugün aşırı ölçüde çocuk-ihtiyar, ama hiç ölmeyecek bir gö­rünümde.

Yarın mesir macunu lekeli bir şemsiyeyle ortalarda dönmeye başlayabilir.


ÜYE GİRİŞİ
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
X
Galerinin bağlantısını kopyala
Bu galerinin bağlantısı aşağıdadır. Kopyalayarak arkadaşlarınızla kolayca paylaşabilirsiniz.
Reklam Engelleyici Kullanıyorsunuz!
Sitemizden yararlanabilmek için reklam engelleyicileri kapatmanız gerekmektedir.