OFPOF

Türk filmlerinde neden dövüş sahneleri düzgün çekilemiyor?

-
98
Etkileşim
OCN
OCN
OFPOF.com
OCN
OFPOF.com
OCN
OCN
OCN
OFPOF.com
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Türk filmlerinde neden dövüş sahneleri düzgün çekilemiyor?
1.256 izlenme
OCN
OCN
OFPOF.com
-

Dövüş sahnelerinin düzgün çekilememesinin nedenleri her ne kadar biraz fazla teknik içerse de mevzu koreografi meselesi.

Konuya yakışır şekilde olsun diye mevzuya balıklama atlayarak girmek gerekirse türk filmlerinde dövüş sahnelerinin düzgün çekilememesinin nedenini açıklarken "Biz Türkler'in zaten kavgadan, dövüşten pek hoşlanmıyoruz" şeklinde Polyannacı bir yaklaşım sergilesek de kimseyi üzmesek, kırmasak. Çünkü bizde kavga anında ya ortam gerilmeden yumuşatmak için bir eş, dost el atar ya yine bir dostun el atmasıyla kafalar gözler yarılır. Dolasıyla sinemada da bunu yansıtıyoruz.


Nedenleri biraz fazla teknik içerse de mevzu aslında bir koreografi meselesi.

Çünkü dövüş sahnelerinde de bir giriş, akış sırası var.  Dövüş sahnesinin geleceği geriliminden belli olur. Öncelikle bir gerilim yaratılmalı. Bir trafik oluşturulmalı olaylar arasında. Öyle bizim güzel Gırgırıye'deki gibi kafa göz dalınırsa hem bir gerçekliği olmaz, hem komik kalır.  Önce sahneyi bir yükseltmek, gerilimi artırmak gerek. Bakışlarla, diyalogla, müzikle o gerilim sağlanmalı. Diyaloglu bir yükseliş, kavgayı hazırlayan sebepler ortaya konup dövüşe o noktadan sonra girmeli. Karakter konuşmalı, hırslanmalı. Ha baktı karşıdaki anlamıyor sonra yine döver. Dövüş sahnelerinde amaç, karşıdakini en kısa yoldan egale etmek.


Türk sinemasında ise bu durum direkt gösterildiği için profesyonellikten uzak oluyor.

Ya da hep bir gösteri, hep bir hareketler sergisi olarak ortaya çıkıyor. Haliyle gerçeklikten uzak duruyor ve eleştirilere maruz kalıyor. İşin doğrusu oyuncuların dövüş sanatları konusunda uzman bir eğitmenle çalışması. Oyuncular ciddi bir disiplinle, iyi bir eğitime tabi tutulursa bu sahneler gerçekliğe daha yakın olacaktır. Bir de hız mevzusu var tabii. Filmlerde dövüş bölümlerini sahnenin duygusuna göre bir ya da 2 ms daha hızlandırarak ya da yavaşlatarak ilerletmek filmin ritmini belirler. Bu aynı zamanda seyirciyi filmin içine çeker. Hızla birlikte doğru ve yerinde kullanılan efektler de dövüş sahnelerinin başarısına hizmet eder.

Filmin akışını, sahnenin gerçekliğini destekleyen en nadide unsurlardan biri de müzik.

Artan gerilimle yükselen ve sert bir tavır alan müziklerin kullanımı çok önemli. Bu da filmin senaryosundan, çekimlerine kadar işin içinde olan bir müzisyenle çalışmakla mümkün. 2000 sonrası Türk filmlerinde müzik kullanımı öğrenilmiş gibi dursa da diyaloğun çekilip müziğin yükseltilmesiyle adeta bir video klip izliyor hissine kapılıp filmin içinden çıkıyorsunuz. Ee hal böyleyken bizim tatlı Yeşilçam'ımızda dövüş sahnelerinde hep şenlikli, sevimli bir müzik kullanıldığından pek bir naif kalıyor bu sahnelerde. (İnsanın hep bir araya girip "durun siz kardeşsiniz, dövüşmeyin" diye sarıp sarmalayası geliyor filmin içine girip di mi ama?) Ya da dünyayı kurtaran Cüneyt Arkın gibi biraz fazla gerçeküstü, biraz fazla fantastik. Ki zamanında adından ne çok bahsettirmiş filmleri, şimdilerde zamanın şartlarına göre değerlendirmeyi unutup alaycı bir tavırla izliyoruz orası apayrı bir konu. Belki de aslında biz seyirciler ve eleştirmenler "Türk sineması ilerlemiyor, gelişmiyor." dedikçe strese sokuyoruz oyuncuyu, senaristi, yönetmeni. Kim bilir? Biz yine de her şeye ragmen değişmekte ve gelişmekte olan sinemamıza sahip çıkalım. Sevelim onu, izleyelim, izletelim.


ÜYE GİRİŞİ
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık