OFPOF

Sinemada sansürün tarihçesi

-
65
Etkileşim
OCN
OCN
OFPOF.com
OCN
OFPOF.com
OCN
OCN
OCN
OFPOF.com
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Sinemada sansürün tarihçesi
516 izlenme
OCN
OCN
OFPOF.com
-

Günümüzdeki sansür anlayışı, devletlerin kendi siyasi vizyonlarını yansıttıkları bir araca dönüştü.

Nedir bu sansür?

Tartışmalı, zararlı, hassas, siyasi olarak yanlış veya uygunsuz olarak belirlenen konuşma, kamuya açık iletişim metodları veya diğer bilgi paylaşımlarının hükümetler, basın organları, yetkilileri veya diğer grup, kurum ya da kuruluşlar tarafından baskılanması olarak adlandırabileceğimiz 'sansür' genellikle ulusal güvenlik, müstehcenliğin kontrol altına alınması, çocukların ve hassas grupların haklarının korunması, siyasi görüşlerin ve dini inançların korunması, hakaret ve iftiradan korunma amaçlı kullanılıyor.

Hayatımıza dokunan, müzik, resim, heykel, fotoğraf, yazılı basın, görsel basın, siyasi yayınlar, kitaplar, haritalar, internet, bilgisayar oyunları vb birçok alanda bulunan sansür, sinema alanında da sadece pornografi ve müstehcenlik gibi sebeplerle uygulanmamaktadır elbette.

Bazı filmler, değişen ırksal tutumlar ya da siyasi uygunluk kriterlerine göre bazıları da etnik tektipleştirme ve etik olarak hakaret içerdiği için sansürleniyor. Örneğin, sinema endüstrisinin son derece katı bir biçimde kontrol edildiği Çin’de yılda sadece 30 civarı yabancı sinema filmi dağıtım için onay alabiliyor.

Sinema alanında da oldukça yaygın olan sansürün ilk örneklerinden biri 1800’lü yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde Maine eyaletinde çıkan bir kanun ile gerçekleşti. O dönem Nevada hariç tüm eyaletlerde, illegal olan boks sporuyla (ve diğer tüm ödüllü dövüşler) ilgili sinemada sansür talebinde bulunan kanun sonucunda önce Maine eyaleti ve 5 farklı eyalette boks ile ilgili filmleri yayınlayanlara 500 dolarlık bir para cezası uygulanması geçerli hale geldi. Fakat boks o kadar yaygın bir spordu ki, birçok kişi bu kanunları umursamayarak filmleri üretmeye ve yayınlamaya devam etti. Fakat günümüzde bu kanunları umursamamak gibi bir şansımız pek yok.

Sinemada sansürün tarihçesi-1

ABD'de Büyük Buhran döneminde ekonomik kriz ile birlikte gücünü yitiren sinema sektörü ve filmlerin senaryolarına ciddi bir biçimde sansür uygulanmaya başlandı. Zaman içerisinde tutku, seksüel içerik, uyuşturucu bağımlılığı, müstehcenlik ve fahişelik imalarının sansürlendiği sinema filmlerinde bütün bunlara ek olarak filmin konusu gereği işlenen suçun detaylarından bahsedilmesi yasaklandı. Hiçbir yasaklı silah veya makineli tüfek gösterilmedi, hatta bu silahlardan bahsedilmesi bile yasaklandı. Polislerin suçlular tarafından öldürüldüğü sahneler filmlerden çıkartıldı ve tüm filmlerde suçluların filmin sonunda cezalandırıldığı gösterilmeye başlandı. Kısacası tüm sinema filmlerine, katı bir Katolik inancıyla iyi ve kötü karşıtlığı anlayışı derinlemesine işlendi. aşk, evlilik ile sonlandı, suç da ceza ile. Aynı gerçek hayatta olduğu gibi değil mi?

Siyasi sansürün en önemli örneklerinden birinin de 1956-1967 yılları arasında İsrail'in, tüm Alman filmlerini gösterimden kaldırması diyebiliriz. Bir diğer dikkat çekici örnek de Apartheid rejimi esnasında Güney Afrika'da uygulanan sansürler. O yıllarda ırklar arası ilişkileri anlatan tüm filmler sansürlenmiş, gösterimden kaldırılmıştı.

Günümüzde ise tüm dünyada müstehcenlik ve bir ölçüye kadar illegal aktiviteler ile ilgili filmler sansüre maruz kalmasa da, politik ve etik sebeplerden ötürü hala ciddi seviyelerde sansür ve/veya oto-sansür uygulanıyor. Sinema alanında, rating sistemiyle izleyiciye ulaştırılan filmlerin kaderi, TV söz konusu olduğunda devletin, kanalların ve resmi kurumların ellerine bırakılmıştır diyebiliriz. 1900’lerin başındaki gibi katı kurallar olmasa da, özellikle 1980’lerde Türkiye’de çok yaygın olan bir sansür çeşidi olan yönetmenlerin resmi hassasiyetlere uymayan filmlerinin sansürlenmesi veya montajda bazı sahnelerinin kesilmesi durumu hala uygulanmakta.

Sinemada sansürün tarihçesi-2

Filmlerde küfür içeren sahneler, dublaj ile sansürlenmişti.

Sadece birkaç yıl önce, en iyi yabancı film dalında Oscar ödülüne aday olan Rus yapımı Leviathan’ın maruz kaldığı sansür ise oldukça ilgi çekici. Rusya’da yeni yürürlüğe giren, sanat dallarında küfür etmeyi yasaklayan kanun nedeniyle filmde küfür içeren sahneler, dublaj ile sansürlenmişti.

Filmler, günümüzde kurullar tarafından açıkça sansürlenmiyor olsa da, çıkar grupları ve lobicilik faaliyetleri nedeniyle ekonomik ve siyasi baskı gören prodüksiyon şirketleri, yönetmenler ve sinema yazarlarının sanatsal görüşlerini temsil eden senaryoları ve filmleri, yapım aşamasında sansüre uğramaya devam ediyor. Katı kanunlar ve açık bir biçimde sansür uygulamaları ortadan kalkmış olsa da, sinema sektörünün özgürleştiğini söylemek mümkün değil doğrusu.


ÜYE GİRİŞİ
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık