OFPOF

Dram Filmi Sevenleri Hüngür Hüngür Ağlatacak 10 Müthiş Sinema Filmi

-
2.7b
Etkileşim
Ofpofer
Ofpofer
Ofpofer
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Dram Filmi Sevenleri Hüngür Hüngür Ağlatacak 10 Müthiş Sinema Filmi
1.626 izlenme
Ofpofer
-

İzlenmesi gereken binlerce film var fakat hangisini izleyeceğinizi bilmiyor musunuz? O halde dram seviyorsanız doğru yerdesiniz...

Bir arkadaşınıza 'Bir film önerir misin' diye sorduğunuza, hemen en çok sevdiği filmleri sıralar. Ancak o kişinin sevdiği film tarzıyla sizin tarzınız bazen uyuşmayabilir. Siz bilgisayarınızı, sandalyenizi ve atıştırmalıklarınızı kahkaha atarak izlemeyi planladığınız bir filme hazırlarken, arkadaşınızın önerisiyle izlediğiniz film sonrası kendinizi ağlamaktan akan burnunuzu silerken bulabilirsiniz.

Peki ya gerçekten böyle hüngür hüngür ağlayarak izlemek istediğiniz film varsa... O zaman doğru yerdesiniz demektir. İşte izlerken içinizi burkacak, burnunuzu silmekten kızartacak 10 dram filmi...

1. Black (Siyah)

Black (Siyah)

Konusu: Kör ve sağır bir kızın bir öğretmen sayesinde hayata nasıl tutunduğunu ve nasıl yaşam mücadelesi verip kazandığını, sonunda da öğretmeni aynı duruma düşünce ona nasıl usanmadan öğretmenlik yaptığını konu almaktadır. Kör ve sağır doğan Michelle ailesi tarafından anlaşılamamaktadır. Annesi ve babası Michelle'i akıl hastanesine göndermeden önce son kez bir öğretmen tutup şanslarını denemek isterler. Başta öğretmenle iyi anlaşamasalarda bu öğretmenin kızı başarılı bir şekilde eğittiğini görünce bu öğretmenle yola devam ederler ve Michelle bu öğretmen sayesinde üniversiteye gider ancak sonra Michelle'in öğretmeni Alzehimer hastası olur ve Michelle'e bakamayacak duruma gelir.bir gün michelle öğretmeninden onu öpmesini isteyip hayatının en büyük hatasını yapar.öğretmenini zorlar ve öğretmeni onu öper.o artık yoktur.michelle her pazar öğretmeninin gelmesi için kilisede duâ eder12 yıl sonra onu ilk kelimeyi öğrendiği çeşmede bulur.Artık öğretmen olma sırası Michelle'dedir kendi öğretmenine ona öğrettiklerini geri öğretmek için usanmadan çabalar.

2. Leon - Sevginin gücü

Leon - Sevginin gücü

Konusu: Léon, ABD'nin New York şehrinde ikamet eden, patronu Tony'den aldığı işleri yapan bir tetikçidir. Hayatını kurallardan oluşturmuş, sert ve tam anlamıyla bir profesyoneldir. Ancak Mathilda adında küçük bir kızla yolları kesişince hiç alışık olmadığı bir dünyaya kapısını aralar.

film, birtakım çevrelerce yaş farkı olan iki kişi arasında aşk olduğu iddiasıyla eleştirilmesine rağmen, Mathilda'nın Léon'a karşı olan hisleri normal aşktan ziyade, kendisine ilk defa iyi davranan birisi karşısında duymuş olduğu sevgidir. Her ne kadar filmin ilerleyen bölümlerinde aşık olduğundan bahsetse de, buradaki aşk ifadesi küçük bir çocuğunduygularını basitçe belirtme şeklidir. Léon'un da Mathilda'ya karşı duyduğu hislerde benzer şekilde hayatında o zamana kadar görmediği bir sıcaklığa duyulan özlem ve buna karşı verilen duygusal tepkidir.

3. Esaretin Bedeli

Esaretin Bedeli

Konusu: Şaibeli bir şekilde karısını öldürmek suçundan Shawshank Hapishanesi`ne gönderilen bankacı Andy Dufresne (Tim Robbins), burada hiç alışık olmadığı bir hayat mücadelesi vermeye başlar. Hapishanede tanıştığı Ellis Boyd Redding (Morgan Freeman) ile aralarında mükemmel bir dostluk oluşur.

Shawsank Hapishanesi'nde dayak, işkence, tecavüz, her türlü durum yaşanmaktadır fakat Andy gene de hayata bağlı ve iyimserdir. Bu tutumu etrafındakileri de etkiler. Andy umutlu bakış açısıyla çevresindeki tüm mahkûmları, parmaklıklar arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine inandırır. Andy'nin bu çabalarına ortak olacak bir arkadaşı da olacaktır

4. Hachiko

Hachiko

Konusu: film Richard Gere’in canlandırdığı profesör Parker Wilson’ın, tren istasyonunda bulduğu Japon kökenli meşhur Akita inu cinsi köpeği evine almasıyla başlar. İlk önce eşinin sert tepkilerini gören profesörün köpekle aralarındaki bağ gün geçtikçe daha da sağlamlaşır. Kısa zamanda tüm aileye kendini sevdiren Hachi, Wilson ailesinin köpeği olur Profesörü işe giderken her gün tren istasyonuna kadar yolcu eder ve döneceği saatte her zaman yerinde olup onu bekleyen bir yol arkadaşı olur.Hachi, Japonya’da meydana gelen gerçek bir hayat hikayesini anlatıyor. Sahibine olan sadakati ile Japonya’dan tüm dünyaya yayılmış bir köpek Hachi; öyle ki yıllar boyu sahibini beklediği tren istasyonuna, köpeğin heykeli dikilmiş.

5. Babam ve Oğlum

Babam ve Oğlum

Konusu: Sadık, Ege'deki çiftlikten ,üniversitede gazetecilik eğitimi için ayrılmıştır. Oysa babası Hüseyin, onun ziraat mühendisliği okuyup çiftliğin idaresini eline almasını istemektedir. Sadık, daha üniversite yıllarında politikayla aktif olarak ilgilenir. Bunu öğrenen babası Hüseyin, oğlunu evlatlıktan reddeder. 70'li yıllarda birçok siyasi olaya karışan Sadık'ı daha zor günler beklemektedir. 1980 yılının12 Eylül günü sabah erken saatlerde karısının doğum sancılarının tutmasıyla dışarı fırlayan çift, hastaneye gitmek için araç bulamazlar, çünkü ülkede askeri darbe gerçekleşmektedir. Sadık'ın karısı, doğum esnasında hayatını kaybeder ama küçük deniz hayattadır. Gördüğü işkence ve yattığı hapisten sonra sağlığı bozulan Sadık, hastalığının ölümcül olduğunu anladığında Deniz'i Ege'deki çiftliğe, annesinin ve konuşmadığı babasının yanına götürmekten başka bir yol bulamaz. Çizgi romanlara ve onun büyülü dünyasına oldukça meraklı olan Deniz için evin yanaşmaları, küs teyze (Şerif Sezer), traktör kullanan ve telsizle konuşan babaanne (Hümeyra), bileğinden boğazına kadar bilezikle dolaşan gelin Hanife (Binnur Kaya) ve saf bir amca (Yetkin Dikinciler) ile tanışmak, onun için oldukça farklı bir deneyim olacaktır. Sadık ve Hüseyin'in geçmişle hesaplaşmaları ise oldukça sıkıntılı gelişmelere neden olacaktır.

6. Umudunu Kaybetme

Umudunu Kaybetme

Konusu: San Francisco'da karısı Linda ve oğlu Christopher yaşayan Chris Gardner, 1981 yılında pahalı ve çabuk demode olan bir teknoloji olan kemik tarayıcı ürünlerinin satışını üstlenir. Bu ürünlerin satışında başarı sağlayamaması üzerine karısı Linda tarafından terk edilir.

Maddi kazanç sağlamak için değişik alanlara yönelen Gardner Dean Witter'dan bir yönetici ile tanışır ve bir Rubik Küpü'nü çözerek onu etkiler. Tanıştığı yeni kişi sayesinde borsada sarraf olabilmek adına bir şans yakalar. Dean Witter'da stajyer olur ve ücret almasa da programın sonunda iş ve parlak bir gelecek elde edeceğini umarak kabul eder. Parasal güvencesi olmayan Chris ve oğlu, kısa süre sonra oturdukları daireden çıkartılırlar ve düşkünler evi, otobüs durağı, tuvalet gibi geceyi geçirmek için bulabildikleri her yerde kalırlar.

Chris, babalık görevini sevgi ve özenle yerine getirmeye devam eder. Oğlunun da kendisine karşı duyduğu sevgi ve güveni karşısına çıkan engelleri aşmak için kullanır.

Kimsenin sana bir şeyi yapamayacağını söylemesine izin verme.. Bir hayalin varsa onu korumalısın... Bir şeyi istiyorsan, git ve al.

—  Filmden

7. Kız Kardeşimin Hikayesi

Kız Kardeşimin Hikayesi

Konusu: Anna Fitzgerald (Abigail Breslin), doktorların önerisiyle; genetik müdahaleler yapılarak dünyaya getirilmiş bir çocuktur. Doğumunun amacı olarak, lösemi hastası olan ablası Kate (Sofia Vassilieva)'nın tedavisi ve nihai aşamada gerekli olan böbrek naklinin Anna'dan yapılması düşünülmektedir. Kate'in tedavisi için mesleğini bırakan avukat anne Sara (Cameron Diaz) ve işini ihmal eden baba Brian Fitzgerald (Jason Patric)'ın tüm uğraş ve kaygıları, bir gün Anna'nın sürpriz bir girişimiyle şok bir gelişmeyle karşı karşıya kalacaktır: Anna, ebeveynlerinin kendisi üzerindeki tıbbî haklarının sınırlanması amacıyla kentin en ünlü avukatı olan Campbell Alexander Alec Baldwin'a vekalet vererek anne ve babasına dava açar. Kendisine bu girişiminde ağabeyi Jesse (Evan Ellingson) yardımcı olacaktır. Davaya bakan hakim Joan De Salvo (Joan Cusack), yakın zamanda çocuğunu bir trafik kazasında yitirmiştir. Olaylar ve Kate'in yaşamı beklenmedik gelişmelerle doludur.

8. Canım Kardeşim

Canım Kardeşim

Konusu: Küçük Kahraman, ağabeyi ve ağabeyinin sadık arkadaşı Halit'le birlikte yoksul ama neşeli bir hayat sürdürmektedir. İlerleyen zamanlarda evde gece çıkan bir yangın sonrası babaları dumandan zehirlenir ve hayatını kaybeder. Kahraman, abisi Murat'a kalır. Murat'ın arkadaşı Halit evden kovulur ve Murat'ın yanına yerleşir. Kahraman'ın tek hayali eve bir televizyon alınmasıdır. Abisine kalan Kahraman'ın okuldan sürekli öğretmeni abisini çağırır ve kardeşinin temizliğine dikkat etmesini söyler. Daha sonra Kahraman halsizleşir. Abisi ve arkadaşı doktora götürürler ve doktor kardeşinin kanser olduğunu söyler. Murat ve arkadaşı kanser hastası olan Kahraman'ın haberini alınca çok şaşırırlar ve üzülürler. Doktor, kardeşinin her isteğinin yerine getirmelerini söyler. Daha sonra, Kahraman'ın öğretmeni ile görüşürler ve o da hastalığı geçene kadar izin verir. Murat ve Halit, Kahraman'ın her isteğini yerine getirmeye çalışırlar.

Kötü durumlarına rağmen restoranlarda yemekler yedirirler, lunaparka götürürler ve her isteğini yerine getirirler. Sadece, Kahraman'ın çok istediği televizyonu alamazlar. Televizyonu almak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar ama bir türlü alamazlar. Bir gece eve dönerlerken bir mağaza vitrininde gördükleri televizyonu çalarlar ve eve getirirler. Murat ve Halit, Kahraman’ın en büyük arzusu olan televizyonu söz verdikleri tarihin son gününde çalarak temin ederler. Çaresizliğe bir başkaldırı sergilerler ve sisteme karşı bu kez şiddetin uygulayıcısı olurlar. Çünkü filmin başından beri işlenen bir sistem şiddeti vardır. Televizyonu çaldıktan sonra evde otururlarken gülerler, bu tarifi olmayan bir mutluluk anıdır onlar ve seyirci için. Sistem yenilmiş ve dayatması aşılmıştır. Nihayetinde istediklerini elde etmişlerdir fakat Kahraman için artık çok geçtir.

9. Mucize

Mucize

Konusu: 1960'ların yoksulluk içerisindeki Türkiye’sine ayna tutan film, aynı zamanda darbe sürecinin etkisini de beyazperdeye taşıyor. Ege'nin cennet gibi bir köşesinden Anadolu'nun uzak bir köyüne sürgün yiyen bir öğretmenin (Talat Bulut) hikayesini anlatan film, yokluk içerisinde okulu, okumayı eğitimi dört gözle bekleyen çocukları da konu ediniyor. Başarılı müzik kariyerinin ardından sinemaya yönelen yönetmen ve senarist Mahsun Kırmızıgül'ün dördüncü uzun metrajlı filmi olan Mucize, yine dram öğelerinin ağır bastığı bir öyküye sahip. Senaryosu da Kırmızıgül'e ait olan projede Talat Bulut, Mert Turak gibi isimler yer alıyor.

10. Hayat güzeldir

Hayat güzeldir

Konusu: Filmin ilk yarısı romantik ve slapstick türde olup, II. dünya Savaşından birkaç yıl öncesinde geçmektedir. Guido Orefice (Roberto Benigni), Arezzo'dan gelen genç bir İtalyan Yahudisidir, amcasının çalıştığı otelde garson olarak işe başlayıp kitap evi açmayı planlamaktadır. Guido neşeli ve karizmatiktir, yerel bir okulda öğretmen olan Dora (gerçek hayatta eşi olan Nicoletta Braschi) adında birine aşık olmuştur.

Dora zengin, aristokratik ve Yahudi olmayan bir ailenden gelmektedir. Dora'nın annesi kendisini hali vakti yerinde memurla evlendirmek istemektedir fakat Dora nişan töreninde kibirli ve zengin nişanlısını terk edip Guido ile atın üzerinde kaçmıştır. Birkaç yıl geçer Guido ve Dora evlenir ve Giosuè (Giorgio Cantarini) adında bir de çocukları olur. Dora ve annesi (Marisa Paredes) arası bu evlilikten dolayı açılmıştır. Geçen zaman içinde Giosue'nin dördüncü doğum gününde tekrar birleşirler.

Filmin ikinci yarısında ise, II. Dünya Savaşı başlamıştır. Guido, Eliseo Amca ve Giosue zorla trene bindirilip Giosue'nin doğum gününde toplama kampına götürülür. Yahudi olmamasına rağmen Dora ailesiyle birlikte aynı trene binmek ister ve farklı vagonlarda toplama kampına götürülürler. Kampta, Guido oğlunu Alman askerlerinden saklar ve ona gizlice yemekler verir. Oğluna kampta olup bitenleri oyun olduğunu eğer oyunu kazanırlarsa ödül olarak doğum gününde almasını istediği tankı vereceklerini söyler. Oyunun şartlarını, almanca bilmemesine rağmen Alman Nazi subayının kamptaki talimatları söylemek için "Almanca bilen var mı?" sorusuna "Almanca biliyorum" diyerek Alman subayının söylediklerini oğluna İtalyanca olarak çevirir ancak kamptaki talimatları değil kendi uydurduğu oğluna söylemek istediği şeyleri anlatır.

Savaş bitip Amerikan askerleri kampı ele geçirince Giosue babasına söz verdiği gibi saklandığı dolaptan çıkar. Tank ile kampa gelen Amerikan askeri Giosue'yi kurtarır. Dora hayattadır fakat babası bir Alman askeri tarafından vurularak öldürülmüştür. Giosue 4,5 yaşında iken kurtulur film biterken yaşlı Giosue sesinde konuşup, film için Ailesi için çok fedakarlık yapan bir babanın hikayesidir. der.

Elbette izlenmesi gereken daha onlarca dram filmi vardır ancak biz şimdilik 10 tanesini sıraladık. Sizin de öneriniz varsa, bu galerinin altına yorum olarak yazabilirsiniz. İyi seyirler.


ÜYE GİRİŞİ
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
X
Galerinin bağlantısını kopyala
Bu galerinin bağlantısı aşağıdadır. Kopyalayarak arkadaşlarınızla kolayca paylaşabilirsiniz.