OFPOF

Biyoloji'nin Parodi Versiyonu

-
873
Etkileşim
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Biyoloji'nin Parodi Versiyonu
529 izlenme
-

Kim bu atarlı adamlar? Kim bu atarlı mikroorganizmalar? Tanıştırayım: Bu...

1.

Biyoloji'nin Parodi Versiyonu

Paul Broca:  Bu amca, konuşmanın motor yönü, yani haykırışımızın anlamlı seslere dönüşmesinin beynin hangi bölgesinde zıpçıklandığını ortaya koymuş. Fakat beyinde sol frontal lobun arka alt bölümünde zıpçıkladığımız bu haykırışlarımızı o pek değerli insanlar anlamamakta ısarcılar.

Carl Wernicke: Bu dayı, Broca Amcanın bölgesinin dışında başka bi bölge daha tanımlamış. Temporal lop üst çıkıntısındaki işitme alanının arkasındaki bu bölge, dıştan gelen görme, işitme gibi duygularımızı ve içsel olan ağrı, sancı gibi bilgileri zıpçıklıyormuş. Hani biri sizi aslında hiç sevmemiş olduğunu söylediğinde bi haşırt to the blackboard tarzında geçekleşen o zamazingo işte bu Wernicke Dayının bölgesinde zıpçıklanıyor.

Korbinian Brodmann: Bu zat-ı muhterem ise beynimizin serebral korteksinin haritasını çıkartarak asıl haşırt to the blackboardı gerçekleştirmiştir. Yani, doktorlar sizin nasıl bi gerizekalı olduğunuzu anlamayı bu muhtereme borçludur diyebiliriz sanırım.

Alois Alzheimer: Pampayı hatırlamayan yoktur sanırım. Ben unuttum.

2.

Biyoloji'nin Parodi Versiyonu

Robert Hooke: Bu muhterem çok foksiyonlu olup, buradaki fonksiyonunu "hücreye hücre diyen adam" diyerek tanımlayalım.

Camillo Golgi: Pek kâmillo olan bu dayı, pek sevdiğimiz golgi aygıtını keşfetmiştir.
Peki nedir bu golgi dediğimiz sevimli şey? Proteinler sentezlendikten sonra hedefe doğru hücuma geçecekken bizim golgi "hoop bilader! Bu halde nereye gidiyonuz?" diyip, bunların yakasını, paçasını düzelttikten sonra paketliyor. Falan filan.

Louis Pasteur: Kendisi aynı zamanda "mikroorganizmalı köyün kavalcısı" olarak bilinir. Ayrıca bu adam olmasaydı kudurmuştunuz.

Charles Darvin: Aklına maymunlar geliyorsa çok zekisin kanka, böyle devam et.

3.

Biyoloji'nin Parodi Versiyonu

James Clerk Maxwell: Bu zat, elektrik ve manyetizmanın aynı kakanın laciverti olduğunu ispatlamış.

Hans Adolf Krebs: Bu abi, karbon hidratların kullanılabilir enerjiye dönüştürülmesini açıklamış. Krebs çevrimi falan filan.

Murray Gell-Mann: Bu aga, kuarkları bulmuş. Baryon, yunanca "barys"den geliyomuş, "ağır" demekmiş. Ayrıntısı uzun hikaye...

Christian de Duve: Bu efendi, hücre organelleri olan peroksizomları ve lizozomları keşfetmiş.

4.

Biyoloji'nin Parodi Versiyonu

Paramesyum: Bunlar terliksi ayvanlardır. Bunlara saip çıkmiyısınız, undan sunra te büle terlik altlarında dulanıp dulanıp, millete şekul şukul yapiyılar.

Öglena: Bunlar genellikle talı suda yaşiyır. Işık varkene fotosentez yapiyırlar geçiniyırlar ama siz gölge ediyisınız, bunların ışığını kesiyısınız, undan sunracığıma kıziyırlar etetrof beslenmeye başliyırlar, sağa sula saldıriylar. Yazıktır, büle yapmıyınız lütfen!

Amip: Te bunlar da sulak yerlerde yaşiyılar. Siz bunlara "amipine koyim, amipine koyim" diyısınız, zaten kurt varmış gibi yerlerinde duramiyılar, undan sunra zırt pırt bize gelip "Bize ep 'amipine koyim' diyılar, zaten tek ücremiz var, onu da kaybedecez" diye ayak yapiyırlar amipine kodumu yalancı ayaklıları.

5.

Biyoloji'nin Parodi Versiyonu
Fazla koymadan, bilimsel dille ilerleyelim de kızmasınlar. "Bilimsel araştırmaların üstüne edepli hakaretler yazdık. Doğrudur". Boş verin. İnsan doğduk, yalnız ölüyoruz zaten.

Makrofaj: Dokularda bulunan patojenlerin(hastalığa neden olan her türlü organizma ve madde.), ölü gözelerin, hücresel kalıntıların ve vücuttaki yabancı maddelerin yutulmasından sorumlu hücrelerdir. İşte bu yutarlılıklarına da fagositoz deniyor. Bunlar doğuştan beri bağışıklık sistemizde atarlanıyorlarmış böyle.

Nötrofil: Kemik iliğinde üretiliyorlarmış. Yaşam süreleri ortalama bir günden azmış. Yani ben de olsam atarı koyardım.

Alyuvar: Alyuvarların rengi hemoglobindeki hem(Hemoglobinde bulunan demirli-porfirin proteindir) grubundan gelir. Bi ton globin var; falanglobin, filanglobin. Sanırım ondan "globin zincirlim" demiş. Karmaşık işler bunlar.

Plazmosit: Pek mühim olan antikorları salgılayan, bağışıklık sistemi hücresidir.

6.

Biyoloji'nin Parodi Versiyonu

Termofil: 120 dereceye kadar hayatta kalabilen bir mikroorganizma olduğundan bu havalar. Bir de "Termopylae Muharebesi" varmış ama o apayrı bi olay.

Halofil: Çok tuzlu ortamları seven ve tuzlu ortamlarda yaşayan arkebakterilermiş ve gelişmek için sodyum klorire ihtiyaç duyarlarmış. Retinal içeren ve ışık aracılığıyla proton motive güç oluşturabilen bir membran proteini olan ​bakteriyorodopsin üretirlermiş. Klorofilleri olduğu için fotosentez yaparlarmış. 

Metanojen: Metan gazı oluşturan mikroorganizmalarmış ve oksijensiz ortamlarda ürüyorlarmış. Yani "nefes alsın yeter" diyorlar ya, metanojen için nefes almasına bile gerek yok. Kollayın.

Asidofil: Asit seven, içindeki granülleri asidik doku boyalarıyla boyanan yapı veya hücreler. Fazla yüz vermeyin şunlara.

Psikrofil: Soğuğu severlermiş. Ette bozulmaya falan bu psikrofil bakteri türleri sebep olurmuş. Neyin havasını yapıyo, bilmem.

7.

Biyoloji'nin Parodi Versiyonu

Saccharomyces cerevisiae:  Eski çağlardan beri bira, şarap ve ekmek yapımında kullanılmasında dolayı en önemli bir maya türümüş, bu arada fermantasyon=mayalanma. Yani her türlü mayalarım diyo arkadaş.

İnflüenzavirüs: Bildiğimiz grip beya.

Bakteriophage: Bakterileri bulaştıran bi virüs arkadaş. Lizogeniz döngü ise ölümüyle sonuçlanan bi olay sanırım.

Rhizobium leguminosarum:  baklagillerle ortak yaşam sürüp azot biriktirirleşmiş de havanın azotunu alırlarmış da albüminoite dönüştürürlermiş de sonra bitki bunu soğururmuş da karşılığında bunu glüsit ihtiyacını giderirmiş falan filan bla bla bla.

Paramecium: Yine mi bu terlik geldi beya, er yere de maydonoz oluyo bu ücresine çaktığımı ayvanı.


ÜYE GİRİŞİ
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
X
Galerinin bağlantısını kopyala
Bu galerinin bağlantısı aşağıdadır. Kopyalayarak arkadaşlarınızla kolayca paylaşabilirsiniz.